Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) YÖK ve 85 üniversitenin 2008 bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki toplantıya YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’in yerine YÖK’ü temsilen başkanvekili İsa Eşme katıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) YÖK ve 85 üniversitenin 2008 bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki toplantıya YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’in yerine YÖK’ü temsilen başkanvekili İsa Eşme katıldı.
YAZININ DEVAMI »

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanvekili İsa Eşme, son yıllarda üniversite sayısının hızla artmasına karşılık, üniversitelerin olmazsa olmaz unsurlarından biri olan öğretim üyeleri için gerekli kontenjan ve bursların azaltıldığını söyledi.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanvekili İsa Eşme, son yıllarda üniversite sayısının hızla artmasına karşılık, üniversitelerin olmazsa olmaz unsurlarından biri olan öğretim üyeleri için gerekli kontenjan ve bursların azaltıldığını söyledi.
YAZININ DEVAMI »

Yurtdışında İngilizce eğitim veren üniversiteler sertifika, master yüksek lisans ve lisans programlarına öğrenci kabullerinde öncelikli olarak uluslararası geçerliliği olan IELTS veya TOEFL skoru istemektedirler.İstenen sonuçlar okuldan okula farklılık gösterse de bu farklar dikkate alınmayacak kadar azdır. Yabancı dil eğitimi Türkiye’de bazı eğitim kurumlarında kağıt üzerinde oldukça iyi veriliyor olsa bile pratik yapma şansı bulamayan öğrenciler [...]

Yurtdışında İngilizce eğitim veren üniversiteler sertifika, master yüksek lisans ve lisans programlarına öğrenci kabullerinde öncelikli olarak uluslararası geçerliliği olan IELTS veya TOEFL skoru istemektedirler.İstenen sonuçlar okuldan okula farklılık gösterse de bu farklar dikkate alınmayacak kadar azdır. Yabancı dil eğitimi Türkiye’de bazı eğitim kurumlarında kağıt üzerinde oldukça iyi veriliyor olsa bile pratik yapma şansı bulamayan öğrenciler teorikteki bilgilerini günlük hayatta aktif olarak kullanamamaktadırlar. Yabancı dil eğitiminin eksiksiz tamamlanmasında dili yaşayarak öğrenmenin kuşkusuz yeri farklıdır. Bu sebeple hem zamandan hem de maddi yönden kazanç sağlayabilmek için öğrencilere yurtdışında uzun süreli dil eğitimleri tavsiye edilmekte. Düşünüldüğünün tam aksine yurtdışında üniversitelerin bünyesinde düzenlenen genel İngilizce programları hem oldukça ekonomik olmakta hem de yarı yarıya bir zamanda pratik yapabilme şansı sunarak İngilizce gelişiminize katkıda bulunmaktadır.
YAZININ DEVAMI »

Öğrencilere şartlı af TBMM’de

Etiketler:

Başarısızlık nedeniyle ilişiği kesilen öğrencilere, kanunun öngördüğü başvuru süresinin tamamlanmasından sonra başlayacak ilk öğretim döneminden önce, başarısız olduğu tüm derslerden 2 sınav hakkı verilecek.
Sınav sonuçlarına göre, mezun olabilecek durumda olan öğrenciler mezun edilecek. Başarısız olduğu ders sayısı, devam ettiği üniversitenin yönetmeliklerine aykırı olmayan öğrenciler de öğretimlerine devam edecek.
Lisansüstü öğretim öğrencilerinden tez aşamasın

Başarısızlık nedeniyle ilişiği kesilen öğrencilere, kanunun öngördüğü başvuru süresinin tamamlanmasından sonra başlayacak ilk öğretim döneminden önce, başarısız olduğu tüm derslerden 2 sınav hakkı verilecek.
Sınav sonuçlarına göre, mezun olabilecek durumda olan öğrenciler mezun edilecek. Başarısız olduğu ders sayısı, devam ettiği üniversitenin yönetmeliklerine aykırı olmayan öğrenciler de öğretimlerine devam edecek.
Lisansüstü öğretim öğrencilerinden tez aşamasın YAZININ DEVAMI »

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna, Milli Eğitim Bakanlığı, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURT-KUR) Genel Müdürlüğü ile YÖK ile 85 üniversitenin bütçesini sunarken, Türkiye’nin, yıllar içerisinde bir çok ülkede olduğu gibi eğitim bütçesini arttırdığını belirtti.
Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin 2002′den bu yana yüzde 207, [...]

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna, Milli Eğitim Bakanlığı, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURT-KUR) Genel Müdürlüğü ile YÖK ile 85 üniversitenin bütçesini sunarken, Türkiye’nin, yıllar içerisinde bir çok ülkede olduğu gibi eğitim bütçesini arttırdığını belirtti.

Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin 2002′den bu yana yüzde 207, YÖK bütçesinin ise yüzde 193 arttığını belirtti. Hüseyin Çelik, aynı yıllarda Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin yüzde 61, Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesinin ise yüzde 86′lık büyüme sağladığını bildirdi.

TOKİ’nin, milli eğitime okul yaparak kaynak sağladığını ifade eden Çelik, ”Bu yıl TOKİ’yle sözleşme yaptık. TOKİ bize 1 katrilyonluk (1 milyar YTL) okul yapacak biz de bunu 5 yılda ödeyeceğiz. Her yıl TOKİ’ye 200 trilyon lira ödeyeceğiz” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Çelik, okulların mimarisinin çok önemli olduğuna işaret ederek, Cumhuriyet döneminde yapılan binalardan sonraki kamu kurumlarının estetik zevkten yoksun bir şekilde yapıldığını söyledi. Çelik, çok çirkin ve beton yığınlarının olduğu binalar yapıldığını ifade ederek, insanın yüzüne gülen, ”bizden izler taşıyan” yeni projeler geliştirdiklerini bildirdi.

Eski projeleri ”Tipsiz projeler” olarak ilan ettiklerini belirten Çelik, yeni mimariyle 50-60 okul yapıldığını söyledi.

Bakan Çelik, öğrenciler için 490 spor salonu yaptıklarını ifade ederek, spor salonu olmayan okulların, en yakınındaki okulun spor salonunu kullanması için genelge yayımladıklarını kaydetti.

Çelik, ”her ilçede, bir erkek ve kız yurdu açmak” gibi hedefleri olduğunu bildirerek, 2003-2007 yılları arasında 55 üniversite yurdu açtıklarını dile getirdi.

Karadeniz’deki bazı okulların yaşanan göç nedeniyle boş olduğunu ifade eden Çelik, çelik konstrüksiyonla eksi ve artı 50 dereceye dayanabilen ve 10 kez söküldüğü zaman bile deforme olmayan okul yapımını hedeflediklerini kaydetti. Çelik, ”Amacımız, bu okulları belli yerlerde depolamak ve deprem esnasında bir hafta 10 gün içerisinde bu okulları kullanıma açmak. Bu okullardan 150 tanesi faaliyete geçti” dedi.

Çelik, Kültür ve Turizm Bakanlığıyla ortaklaşa bir kampanya başlatarak, her okulun bir kütüphaneye sahip olmasını sağlayacaklarını belirtti.

Öğrencileri eğiten öğretmenlere de büyük önem verdiklerini belirten Çelik, 2003′ten bu yana kamunun kullanımına tahsis edilen kadroların en az yüzde 50’sinin eğitime ayrıldığını bildirdi. Hüseyin Çelik, kadrolu ve sözleşmeli öğretmenler ile usta öğreticiler olmak üzere 2003-2007 yılları arasında 306 bin insanın istihdam edildiğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanı Çelik, 4-B statüsünde atanan öğretmenlerle ilgili bazı iddialar ortaya atıldığını ve haksız değerlendirmeler yapıldığını dile getirdi.

4-B kapsamında atananların diğer öğretmenlerden hiç bir farkı bulunmadağına işaret eden Çelik, ”4-B kadrosuyla atanan öğretmenlerin farkı sadece SSK’ya tabi olmasıdır” dedi.

Çelik, muhalefet milletvekillerinin, ”Niye onlar da kadrolu atanmıyor?” şeklindeki sözleri üzerine, ”Bırakın da ona biz karar verelim” dedi. Öğretmen atamalarında, KPSS’de alınan puanları esas aldıklarını ifade eden Çelik, KPSS’den biraz daha yüksek puan alanların kadrolu öğretmen olarak atandığını söyledi. Çelik, 4-B statüsünde atanan öğretmenlerin kadrolu olmak için başvurma hakkına sahip olduğunu kaydetti. Çelik, ”Burada bir haksızlık, kayırma söz konusu değildir. Bu kapı herkese açıktır” dedi.

Bir öğrencinin iaşe bedelini 1.42 YTL’den 5.8 YTL’ye, ortaöğretimdeki öğrenci bursunu 12.6 YTL’den 65′ye çıkardıklarını belirten Çelik, iktidara geldiklerinde 45 YTL olan üniversite bursunu 150 YTL’ye çıkardıklarını, 2008′de de 160 YTL verileceğini söyledi.

YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. İsa Eşme, Çukurova Üniversitesinde (ÇÜ) düzenlenen “3. Ulusal Meslek Yüksek Okulları Müdürler Toplantısı” için geldiği Adana’da, yeni açılan üniversitelerde gerekli şartlar oluşmadığı için sorunlar yaşadıklarını söyledi.
Türkiye’de ÖSS nedeniyle yüksek öğretime çok fazla talep olduğunu belirten Eşme, “Bu talebin karşılanması için yeni üniversiteler açılmalı, ancak daha da önemlisi, bu üniversitelerde kapasite [...]

YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. İsa Eşme, Çukurova Üniversitesinde (ÇÜ) düzenlenen “3. Ulusal Meslek Yüksek Okulları Müdürler Toplantısı” için geldiği Adana’da, yeni açılan üniversitelerde gerekli şartlar oluşmadığı için sorunlar yaşadıklarını söyledi.

Türkiye’de ÖSS nedeniyle yüksek öğretime çok fazla talep olduğunu belirten Eşme, “Bu talebin karşılanması için yeni üniversiteler açılmalı, ancak daha da önemlisi, bu üniversitelerde kapasite yaratılmalı” dedi.

MESLEK YÜKSEK OKULLARININ ASKERLİK SORUNU

Ülke genelindeki 522 meslek yüksek okulunda toplam 482 bin 208 öğrencinin öğrenim gördüğünü belirten Eşme, bu okullardaki erkek öğrencilerin en büyük sorununun ise askerlik olduğunu kaydetti.

MYO’larda okuyan öğrencilere, lisans öğrencileri gibi kısa dönem askerlik yapma imkanı verilmesinin, mesleki eğitime olan ilgiyi artıracağını anlatan Eşme, “Bu önemli bir sorun olarak gündemimizde yer alıyor ve çözümü için görüşmelerde bulunuyoruz” dedi.

Görev süresi 8 Aralıkta sona erecek olan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç’in yerine adaylığının söz konusu olmadığını da vurgulayan Eşme, atama ile ilgili kararı Cumhurbaşkanı’nın vereceğini belirtti.

Meclis Plan Bütçe Komisyonu’nda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2008 yılı bütçesinin görüşmeleri sırasında konuşan Hüseyin Çelik, sözleşmeli erkek öğretmenlerin askerliklerini öğretmen olarak yapabilmeleri için Milli Savunma Bakanlığı ile çalışma sürdürdüklerini açıkladı.

”Halk Eğitimi Faaliyetleri” konulu bir genelge yayımlayan Hüseyin Çelik, halk eğitimi merkezlerinin ülkenin yaygın eğitim faaliyetlerinin en büyük sunucusu ve en geniş teşkilat ağına sahip kurumları olduğunu ifade etti.Çelik, Türkiye’de gerçekleştirilen yaygın eğitim faaliyetlerine yıllık katılım oranına bakıldığında ise AB ülkelerinden geri kalınmadığının görüldüğünü belirtti.
Bakanlık olarak bu tür faaliyetlerin kalitesinin artırılmasını hedeflediklerini ifade eden Çelik, [...]

”Halk Eğitimi Faaliyetleri” konulu bir genelge yayımlayan Hüseyin Çelik, halk eğitimi merkezlerinin ülkenin yaygın eğitim faaliyetlerinin en büyük sunucusu ve en geniş teşkilat ağına sahip kurumları olduğunu ifade etti.Çelik, Türkiye’de gerçekleştirilen yaygın eğitim faaliyetlerine yıllık katılım oranına bakıldığında ise AB ülkelerinden geri kalınmadığının görüldüğünü belirtti.
Bakanlık olarak bu tür faaliyetlerin kalitesinin artırılmasını hedeflediklerini ifade eden Çelik, faaliyetlere katılımın artırılması, hizmetlerin en uzak yerleşim birimlerine kadar ulaştırılması yönünde il ve ilçe milli eğitim müdürlerinin gerekli önlemleri alacağını, çevredeki diğer resmi, özel ve sivil toplum kuruluşlarıyla sürekli işbirliği geliştirileceğini kaydetti.
Halk eğitimi faaliyetleri ile ilgili yapılacakların bazıları şöyle:

”Halk eğitimi merkezlerinde kayıt kabul işlemleri yılın 12 ayında aralıksız devam edecek, herhangi bir kursa talepte bulunan vatandaşın yazılı başvurusu geri çevrilmeyerek, mutlaka işleme alınacak.
İş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmeye yönelik meslek kazandırma kurslarına önem ve öncelik verilecek.
Halk eğitimi merkezleri ihtiyaç duyulan illerde fırsat ve imkan eşitliği sağlamak bakımından örgün eğitime devam eden öğrencilere yönelik ’sınavlara hazırlık kursları’ açacak. Aynı şekilde ev ekonomisini destekleyen kısa ve uzun süreli kurslar açılmasına da devam edilecek. Bu kursların açılmasında yöredeki örgün eğitim kurumlarının personel ve fiziki imkanlarından olabildiğince yararlanılacak.
Denize kıyısı bulunan il ve ilçelerdeki halk eğitimi merkezleri ve mesleki eğitim merkezinde ‘denizcilik meslek kursları’ açılması sağlanacak.”

Yükseköğretim Kurulu’nun düzenlediği ve Çukurova Üniversitesi’nin (ÇÜ) ev sahipliğini yaptığı ‘3. Ulusal Meslek Yüksek Okulları (MYO) Müdürler Toplantısı’ sona erdi. Türkiye’deki 522 MYO müdürünün katıldığı, sorunların ve çözüm önerilerinin konuşulduğu toplantı sonrası ortak açıklama yapıldı.Ç.Ü. Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu’nun yaptığı açıklamada, sınavsız geçiş nedeniyle MYO’ların ÖSS’yi kazanamamış vasat öğrencilerin okudukları öğretim kurumları olarak görülmeye [...]

Yükseköğretim Kurulu’nun düzenlediği ve Çukurova Üniversitesi’nin (ÇÜ) ev sahipliğini yaptığı ‘3. Ulusal Meslek Yüksek Okulları (MYO) Müdürler Toplantısı’ sona erdi. Türkiye’deki 522 MYO müdürünün katıldığı, sorunların ve çözüm önerilerinin konuşulduğu toplantı sonrası ortak açıklama yapıldı.Ç.Ü. Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu’nun yaptığı açıklamada, sınavsız geçiş nedeniyle MYO’ların ÖSS’yi kazanamamış vasat öğrencilerin okudukları öğretim kurumları olarak görülmeye başlandığını acilen çözüm bulunması gerektiği belirtildi.
Akınoğlu, büyük umutlarla uygulamaya konulan sınavsız geçişin acilen kaldırılmasını istedi.

Türkiye’de 260 farklı programda 522 MYO olduğunu bu okullarda 482 bin 208 öğrencinin eğitim gördüğünü anlatan Prof. Dr. Akınoğlu, “MYO’lar lisans eğitimi veren fakültelerin gölgesinde kalmış bir eğitim kurumu imajında. 4702 sayılı kanun ile sınavsız geçiş projesinin hayata geçirilmesi bu kötü imajı körüklemiştir. MYO’lar ÖSS sınavını kazanamamış vasat öğrencilerin okudukları öğretim kurumları olarak görülmeye başlandı.” diye konuştu.

Üniversitelerin temel amacının evrensel boyutta bilim ve teknoloji çalışmalarına katkıda bulunmakla birlikte eğitim-öğretimin sonunda fertleri meslek sahibi yapmak olduğunu vurgulayan Alper Akınoğlu, son yıllarda geleneksel üniversitelere alternatif online eğitim veren üniversiteler kurulduğunu hatırlattı.

Geleneksel üniversitelerin de online eğitim verdiğini, isim hakkı kullanan üniversitelerin arttığına dikkat çeken Alper Akınoğlu, “Çok uluslu şirketler dahi kendi üniversitelerini kuruyor. Küresel ölçekte yüksek öğretim kurumları arasında bir rakabet yaşanıyor. Bu gelişmeler karşısında üniversiteler ulusal bir kaynak olmaktan çıkıp rekabetçi uluslararası bir sektör haline geldi.” diye konuştu.
Akınoğlu, Türkiye’de MYO’ların amaçlarına yönelik sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerinin ihtiyaç duyguduğu nitelikte, nitelikli insan gücünün standartlarını uluslararası çıkarmak için çalışmalar yaptığını belirterek “Artık ülke sanayisinin ihtiyaç duyduğu standartlardaki MYO’larda eğitim verebilmek için laboratuvar ve atolyelerin teknolojiye uygun olarak donatılması zorunlu hale geldi.” dedi.

Mezunlar konusuna da değinen Akınoğlu, mezunların lise mezunları ile aynı seviyede tutulduğu için yaptıkları iş ile ödenen ücrette farkıllık olmadığını kaydetti.
Prof. Dr. Akınoğlu, mezunların verilen eğitime uygun ücret almadıkları için çalışanların tatmin olmadığını kaydetti.
MYO’ların yeniden yapılandırılması ve yönetim modellerin oluşturulmasının kaçınılmaz hale geldiğine dikkat çeken Akınoğlu, okul müdürlerinin çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
“YÖK bünyesinde ‘MYO Üst Birimi’ oluşturulup bu birim içinde yeniden yapılanılmalı. MYO’lar yüksek öğretim çatısı altında örgütlenme koşuluyla meslek kuruluşları organize sanayi bölgeleri ya da bu amaçla kurulmuş vakıflar aracılığıyla yeniden yapılanmalı. Sınavsız geçiş önlenmeli. Öğrencilerin MYO’ya girişi teşvik edilmeli. MYO okulları merkeze çekilmeli. MYO’lar cazip hale getirilmeli. Bu okullarda çalışacak öğretim elemanları statüleri yeniden düzenlenmeli. Okulların altyapıları iyileştirilmeli. Bu okullar yapılandırılırken bulundukları bölgelerdeki işletmelerin gereksinim duyduğu sınıflamalarına da dikkat edilmeli. MYO öğrencilerinin severek geldiği bilgi beceri ve güven kazandığı yerler olmanın yanısıra internet altyapısı, kütüphanesi, sosyal ve kültürel etkinliklerle öğrencilerin kendilerini her yönden geliştirdiği bir merkez halini almalı. İşyenlerine MYO çalıştırılma zorunluluğu getirilmeli.”

38 bin aday KPDS’de ter döktü

Etiketler:

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nce (ÖSYM) düzenlenen sınav, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Samsun, Sivas, Trabzon, Van ve KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da gerçekleştirildi. Saat 09.30′da başlayan ve adaylara toplam 100 sorunun yöneltildiği sınavda, 180 dakika süre verildi.Sınava, yabancı dil tazminatından yararlanmak isteyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk [...]

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nce (ÖSYM) düzenlenen sınav, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Samsun, Sivas, Trabzon, Van ve KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da gerçekleştirildi. Saat 09.30′da başlayan ve adaylara toplam 100 sorunun yöneltildiği sınavda, 180 dakika süre verildi.Sınava, yabancı dil tazminatından yararlanmak isteyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu’na göre çalışanlarla kadro karşılığı sözleşmeli personel ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/c maddesine tabi sözleşmeli personel katıldı.

Sınava ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar, kamu kurum ve kuruluşlarda mütercim ve tercüman ya da bilgi işlem çözümleyicisi ve programcısı olarak görev yapmak isteyenler ile ayrıca herhangi bir kurumda çalışmamakla birlikte yabancı dil seviyesini tespit ettirmek isteyen fakülte ve yüksekokul mezunları da girdi.

Sınav Almanca, Arapça, Bulgarca, Çince, Danca (Danish Dili), Farsça, Fransızca, Hollandaca (Dutch dili), İngilizce, İrlandaca, İspanyolca, İtalyanca, Lehçe, Macarca, Portekizce, Rumence, Rusça, Sırpça, Ukraynaca ve Yunanca dillerinde yapıldı.

Sınav sonuçları, ÖSYM’nin internet sitesinde yayınlanacak.

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik, meslek liselerine üniversiteye girişte uygulanan katsayı farklılığının 2008’de kaldırılamayacağını açıkladı. Çelik, AİHM’in sorunlu din dersi konusundaki kararına itiraz etmeyeceklerini de söylediSalih Çelik, hükümetin 2008 programında yer alan “kat sayı eşitsizliği kaldırılacak” ifadesiyle ilgili, bakanlık tarafından yürütülen herhangi bir çalışma olmadığını belirterek, “2008’deki ÖSS’ye kadar bunun değişebileceğini zannetmiyorum” dedi.Çelik, [...]

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik, meslek liselerine üniversiteye girişte uygulanan katsayı farklılığının 2008’de kaldırılamayacağını açıkladı. Çelik, AİHM’in sorunlu din dersi konusundaki kararına itiraz etmeyeceklerini de söylediSalih Çelik, hükümetin 2008 programında yer alan “kat sayı eşitsizliği kaldırılacak” ifadesiyle ilgili, bakanlık tarafından yürütülen herhangi bir çalışma olmadığını belirterek, “2008’deki ÖSS’ye kadar bunun değişebileceğini zannetmiyorum” dedi.Çelik, bakanlığın zorunlu din dersinin hak ihlali yarattığı yönündeki AİHM kararına itiraz etmeyeceğini de açıkladı.

AİHM kararında zorunlu din eğitimine işaret edildiğini kaydeden Çelik, “Bizim dersimiz din dersi değil, din kültürü ve ahlak bilgisi dersidir. O derste tüm dinler anlatılıyor. Dolayısıyla bizde herhangi bir ayrımcılık yok” dedi.

Hükümetin 2008 yılı eğitim programına göre; ünversite giriş sınavının uygulama biçimiyle ilgili yeni yöntemler geliştirilecek. Üniversite sınavındaki yığılmaları önlemek için de programlar arasındaki geçişler esnek hale getirilecek.Meslek lisesi mezunlarının kendi alanlarında ya da yakın alanlarda devam edeceği lisans programlarında katsayı eşitsizliği giderilecek.
YÖK standart belirleme, uzun dönemli planlama ve denetimden sorumlu kuruluşa dönüştürülecek. Üniversitelerarası kurul da [...]

Hükümetin 2008 yılı eğitim programına göre; ünversite giriş sınavının uygulama biçimiyle ilgili yeni yöntemler geliştirilecek. Üniversite sınavındaki yığılmaları önlemek için de programlar arasındaki geçişler esnek hale getirilecek.Meslek lisesi mezunlarının kendi alanlarında ya da yakın alanlarda devam edeceği lisans programlarında katsayı eşitsizliği giderilecek.

YÖK standart belirleme, uzun dönemli planlama ve denetimden sorumlu kuruluşa dönüştürülecek. Üniversitelerarası kurul da en üst akademik organ haline getirilecek.

Üniversiteler ayrıca idari ve mali açıdan özerk yapıya kavuşturulacak. Öğrencilerden alınan katkı paylarının yükseköğretimin finansmanındaki payı da artırılacak.

Üniversitelerde öğretim üyesi sayısının artması da hükümetin 2008 hedeleri arasında yer alıyor.

2007 KPSS Karmaşası Sürüyor

Etiketler:

2007 KPSS sınav sonuçları açıklandığından bu yana, adaylar arasında tartışılmaktadır. Puanlarının ve netlerinin yanlış hesaplandığını iddia eden çok sayıda aday vardır.Her ne kadar 2006 ve 2007 KPSS Kılavuzlarındaki katsayı rakamları aynı görünmekte ise de; adayların büyük çoğunluğu katsayıların değiştirildiğini düşünmektedir.
Kimi adaylar da ham puana 2006 yılında 15-16 puan eklenirken, 2007 yılında 10-11 puan eklendiğini bu [...]

2007 KPSS sınav sonuçları açıklandığından bu yana, adaylar arasında tartışılmaktadır. Puanlarının ve netlerinin yanlış hesaplandığını iddia eden çok sayıda aday vardır.Her ne kadar 2006 ve 2007 KPSS Kılavuzlarındaki katsayı rakamları aynı görünmekte ise de; adayların büyük çoğunluğu katsayıların değiştirildiğini düşünmektedir.

Kimi adaylar da ham puana 2006 yılında 15-16 puan eklenirken, 2007 yılında 10-11 puan eklendiğini bu nedenle 2006 KPSS adaylarına nazaran dezavantajlı duruma düşürüldüklerini iddia etmektedir.

ÖSYM bu konuda yaptığı gayri resmi açıklamalarda; 2007 KPSS adaylarının daha başarılı olduğunu bu nedenle 2007 yılında puanların aşağıya çekildiğini ifade etmektedir.

Adaylar yoğun bir biçimde ÖSYM bürolarına akın edip itirazlarını sunmaya ve bir açıklama almaya çabalamaktadır. ÖSYM Başkanlığını dilekçe, telefon ve faks yağmuruna tutmaktadır. Ancak adayların bunca çabasına rağmen, ne ÖSYM ne Milli Eğitim Bakanlığı resmi bir açıklama yapmamakta direnmektedir.

ÖSYM ve Milli Eğitim Bakanlığı, bir an önce bir basın açıklaması yaparak 2007 KPSS sınav sonuçları hakkındaki bu şaibeyi gidermeli, kamuoyunu aydınlatmalıdır.

Ayrıca 2007 yılında sınava katılan adayların daha başarılı olması nedeniyle puanların aşağıya çekildiği yönündeki ÖSYM’nin gayri resmi açıklamaları doğru ise;

ÖSYM daha başarılı olan adayları cezalandırmak anlamına gelen bu yöntem yerine daha hakkaniyetli bir puanlama yöntemi uygulamalı (Örneğin ham puana eklenen puanın artırılması) ve bunu da 2007 KPSS sınav sonuçlarına yansıtmalıdır.

EĞİTİM SEN, 2007 KPSS sınavı sonucu büyük bir karmaşa yaşayan ve gelecekleri ile ilgili haklı bir endişe taşıyan öğretmen adaylarının yanındadır ve yanında olmaya devam edecektir.

EĞİTİM SEN bu konunun takipçisi olmaya ve gelişmeleri kamuoyuna aktarmaya devam edecektir

Üniversitelerden atılanlara af teklifi

Etiketler:

MHP Samsun Milletvekili Osman Çakır, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere af getiren yasa teklifini TBMM Başkanlığına sundu Teklife göre, her ne sebeple olursa olsun yükseköğretim kurumlarıyla ilişkileri kesilen öğrenciler, kanunun yayımı tarihinden itibaren 2 ay içinde başvurmaları halinde, yeniden üniversiteye kabul edilecekler. Başarısızlık nedeniyle ilişiği kesilen öğrencilere, kanunun öngördüğü başvuru süresinin tamamlanmasından sonra başlayacak ilk öğretim [...]

MHP Samsun Milletvekili Osman Çakır, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere af getiren yasa teklifini TBMM Başkanlığına sundu Teklife göre, her ne sebeple olursa olsun yükseköğretim kurumlarıyla ilişkileri kesilen öğrenciler, kanunun yayımı tarihinden itibaren 2 ay içinde başvurmaları halinde, yeniden üniversiteye kabul edilecekler. Başarısızlık nedeniyle ilişiği kesilen öğrencilere, kanunun öngördüğü başvuru süresinin tamamlanmasından sonra başlayacak ilk öğretim döneminden önce, başarısız olduğu tüm derslerden 2 sınav hakkı verilecek.Sınav sonuçlarına göre, mezun olabilecek durumda olan öğrenciler mezun edilecek.

Başarısız olduğu ders sayısı, devam ettiği üniversitenin yönetmeliklerine aykırı olmayan öğrenciler de öğretimlerine devam edecek. Lisansüstü öğretim öğrencilerinden tez aşamasında ilişiği kesilenlere, tezlerini tamamlamaları için 2 yıl süre verilecek. Tezli yüksek lisans programına kayıtlı öğrenciler de kanunun yayımı tarihinden itibaren 2 ay içinde başvurmaları halinde; tezsiz yüksek lisans programlarına geçebilecekler.

Teklif ayrıca öğrencilerin azami öğrenim sınırının da 2 yıl uzatılmasını öngörüyor. Bayrak törenine saygı göstermeyene af yok Teklif, YÖK Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin 10. maddesine göre ceza alan öğrencileri ise af kapsamı duşunda tutuyor. Bu cezalar özetle şöyle:

“Görevlileri ve öğrencileri şiddet kullanarak kurum dışına çıkartmak; bir kimseyi veya grubu, tehditle bir eyleme, yalan beyanda bulunmaya ve suçu yüklenmeye zorlamak.

Kanun dışı kuruluşlara üye olmak, bu kuruluşlar adına faaliyet yapmak veya yardımda bulunmak. Uyuşturucu madde kullanmak, taşımak, bulundurmak veya ticaretini yapmak.

Devletin şahsiyetine karşı işlenen cürümler sebebiyle cezalandırılmış olmak. Her türlü silah taşımak, bulundurmaktan mahkum olmak.

Sınavlarda tehditle kopya çekmek, sınavda sahtekarlık. Irza tecavüz.

Sınavları engellemek, kışkırtıcı veya zorlayıcı davranışlarda bulunmak. Bir kişiye veya bir gruba her ne sebeple olursa olsun işkence yapmak veya yaptırmak.

Bayrak törenlerini engelleyici tutum ve davranışta bulunmak veya tören sırasında gereken saygıyı kasıtlı olarak göstermemek.”

Öğretmen adaylarına alan seçme sınavı

Etiketler:

Binlerce öğretmen adayını ilgilendiren ve ilk kez bu yıl öğretmen atamaları için uygulanacak “Alan Seçme Sınavı”, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yapılacak.İlk defa öğretmen olarak atanacak adayların yerleştirme işlemlerinde Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ile birlikte esas alınacak olan Alan Seçme Sınavı’nın hangi kurum tarafından yapılacağı belli oldu.
Buna göre, bu yıl ilki gerçekleştirilecek olan “Alan [...]

Binlerce öğretmen adayını ilgilendiren ve ilk kez bu yıl öğretmen atamaları için uygulanacak “Alan Seçme Sınavı”, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yapılacak.İlk defa öğretmen olarak atanacak adayların yerleştirme işlemlerinde Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ile birlikte esas alınacak olan Alan Seçme Sınavı’nın hangi kurum tarafından yapılacağı belli oldu.

Buna göre, bu yıl ilki gerçekleştirilecek olan “Alan Seçme Sınavı”, MEB tarafından yapılacak.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Alan Seçme Sınavı’nı “KPSS ile aynı oturumda iki aşamalı olarak veya KPSS’den ayrı bir tarihte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılıp yapılamayacağına” ilişkin görüş bildirmesi için ÖSYM’ye yazı göndermişti. ÖSYM ise bu sınavı yapmasının mümkün olamayacağını bildirdi.ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, MEB’e cevaben gönderdiği yazıda, şu görüşleri bildirdi:

“Lisans düzeyinde KPSS, 4 oturumlu olarak düzenlenmekte ve bu oturumlar cumartesi ve pazar günleri sabah ve öğleden sonra yürütülmektedir. Bu nedenle öğretmenlik için alan sınavlarının KPSS ile aynı oturumda yapılması mümkün görülmemektedir. Diğer taraftan öğretmenlik için alan sayısının çok fazla olduğu bilinmektedir. Çok sayıda alan için test hazırlamak ve bunu, testlerin niteliğinden ödün vermeden gerçekleştirmek ÖSYM’nin mevcut kadrosu ve olanakları ile mümkün görülmemektedir.”

YAZININ DEVAMI »

Çelik, Katsayı 2008′e Yetişmez

Etiketler:

Çelik, ÖSS’de imam hatip ve meslek lisesi öğrencilerinin farklı dalda bir bölüm seçmeleri durumunda puanlarının en düşük katsayı olan 0.3’le çarpılmasıyla eşitsizlik yarattığı belirtilen sistemin değiştirilmesinin 2008’e yetişmeyeceğini, bir ihtimalle 2009 ÖSS’sine yetiştirilebileceğini ifade etti.Salih Çelik, hükümetin 2008 programında yer alan ve “ÖSS’deki katsayı eşitsizliğinin kaldırılacağı” şeklindeki ifadeyle ilgili Bakanlığın yürüttüğü herhangi bir çalışma olmadığını [...]

Çelik, ÖSS’de imam hatip ve meslek lisesi öğrencilerinin farklı dalda bir bölüm seçmeleri durumunda puanlarının en düşük katsayı olan 0.3’le çarpılmasıyla eşitsizlik yarattığı belirtilen sistemin değiştirilmesinin 2008’e yetişmeyeceğini, bir ihtimalle 2009 ÖSS’sine yetiştirilebileceğini ifade etti.Salih Çelik, hükümetin 2008 programında yer alan ve “ÖSS’deki katsayı eşitsizliğinin kaldırılacağı” şeklindeki ifadeyle ilgili Bakanlığın yürüttüğü herhangi bir çalışma olmadığını belirtti. Çelik, “2008 ÖSS’ye yetişeceğini zannetmiyorum” dedi.Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in Meclis’te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verilen soruşturma önergesi oylamasında bulunması nedeniyle katılmadığı Adıyaman’daki “Temel Eğitme Destek Projesi” toplantısını, Bakan Çelik yerine Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik gerçekleştirdi.

AB hibeleri ile yürütülen proje kapsamında bilgi veren Çelik, meslek ve imam hatip lisesi öğrencilerinin yükseköğretime geçişte karşılaştığı farklı katsayı uygulamasıyla ilgili olarak “Şu an öyle bir değişiklik hazır olmadığı için ben böyle bir uygulama olacağını tahmin etmiyorum. Bu 2009′u kapsayacaktır. 2008′de böyle bir değişiklik sınavlara, ÖSS’ye yetişir mi bilmiyorum” diye konuştu.

Temel eğitime destek projesi kapsamında, 16 ilde, 81 okulda 766 derslik, 11 halk eğitim merkezi, 37 öğretmen lojmanı, 20 öğrenci yurdu, 1 spor salonu ve 3 yemekhane olmak üzere toplam 153 eğitim binası yapıldı.

Eğitim binalarının yapıldığı iller şöyle: Diyarbakır, Şanlıurfa, Siirt, Adıyaman, Bingöl, Muş, Erzurum, Kars, Ağrı, Ardahan, İstanbul, Adana, Sakarya, Antalya, Bursa, Mersin.

Yapılan binalarda toplam bin 865 personel istihdam edilecek. Müşteşar yardımcısı Salih Çelik, bütün bu binaların AB Akdeniz Fonu’ndan gerçekleştirildiğini söyledi Türkiye’nin AB’ye resmi adaylığının gerçekleşmesiyle artık farklı fonların da kaynak olarak kullanılabileceğini belirten Çelik, Türkiye’ye 500 milyon Euro’ya yakın hibe yapılacağını kaydetti.Çelik, bu hibenin ne kadarının MEB tarafından kullanılacağının bilinmediğini ifade etti.
Türkiye’de öğretmen açığı olan bir yer bulunmadığını söyleyen Çelik, sözleşmeli öğretmen uygulamasını savundu.

“Karara itiraz etmeyeceğiz”
Çelik, bir alevi ailesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersiyle ilgili yaptığı başvuru kararının kabul edilmesine itirazda bulunmayacaklarını, ancak bu kararın şu anki uygulamada bir değişiklik yaratmayacağını belirtti.

Çelik, şunları söyledi:
“Bu karara itiraz etmedik, etmeyeceğiz. Bizim dersimiz ‘Din Dersi’ değil, ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ dersidir. Onların verdiği karar mecburi din dersi ve din eğitimi ile ilgilidir. Şu anda bizim onların kararına itiraz etme gibi bir şeyimiz yok. Çünkü biz, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini veriyoruz. O derste bütün dinler anlatılıyor. Dolayısıyla biz de herhangi bir ayrımcılık yok.”

« Onceki Sayfa  Sonraki Sayfa »

Takvim

Kasım 2007
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki   Şub »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

Kategori

Add to Google

Academics

Academics blogs

TopOfBlogs

Webtop

Directory of Education/Research Blogs