Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna, Milli Eğitim Bakanlığı, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURT-KUR) Genel Müdürlüğü ile YÖK ile 85 üniversitenin bütçesini sunarken, Türkiye’nin, yıllar içerisinde bir çok ülkede olduğu gibi eğitim bütçesini arttırdığını belirtti.
Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin 2002′den bu yana yüzde 207, YÖK bütçesinin ise yüzde 193 arttığını belirtti. Hüseyin Çelik, aynı yıllarda Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin yüzde 61, Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesinin ise yüzde 86′lık büyüme sağladığını bildirdi.
TOKİ’nin, milli eğitime okul yaparak kaynak sağladığını ifade eden Çelik, ”Bu yıl TOKİ’yle sözleşme yaptık. TOKİ bize 1 katrilyonluk (1 milyar YTL) okul yapacak biz de bunu 5 yılda ödeyeceğiz. Her yıl TOKİ’ye 200 trilyon lira ödeyeceğiz” dedi.
Milli Eğitim Bakanı Çelik, okulların mimarisinin çok önemli olduğuna işaret ederek, Cumhuriyet döneminde yapılan binalardan sonraki kamu kurumlarının estetik zevkten yoksun bir şekilde yapıldığını söyledi. Çelik, çok çirkin ve beton yığınlarının olduğu binalar yapıldığını ifade ederek, insanın yüzüne gülen, ”bizden izler taşıyan” yeni projeler geliştirdiklerini bildirdi.
Eski projeleri ”Tipsiz projeler” olarak ilan ettiklerini belirten Çelik, yeni mimariyle 50-60 okul yapıldığını söyledi.
Bakan Çelik, öğrenciler için 490 spor salonu yaptıklarını ifade ederek, spor salonu olmayan okulların, en yakınındaki okulun spor salonunu kullanması için genelge yayımladıklarını kaydetti.
Çelik, ”her ilçede, bir erkek ve kız yurdu açmak” gibi hedefleri olduğunu bildirerek, 2003-2007 yılları arasında 55 üniversite yurdu açtıklarını dile getirdi.
Karadeniz’deki bazı okulların yaşanan göç nedeniyle boş olduğunu ifade eden Çelik, çelik konstrüksiyonla eksi ve artı 50 dereceye dayanabilen ve 10 kez söküldüğü zaman bile deforme olmayan okul yapımını hedeflediklerini kaydetti. Çelik, ”Amacımız, bu okulları belli yerlerde depolamak ve deprem esnasında bir hafta 10 gün içerisinde bu okulları kullanıma açmak. Bu okullardan 150 tanesi faaliyete geçti” dedi.
Çelik, Kültür ve Turizm Bakanlığıyla ortaklaşa bir kampanya başlatarak, her okulun bir kütüphaneye sahip olmasını sağlayacaklarını belirtti.
Öğrencileri eğiten öğretmenlere de büyük önem verdiklerini belirten Çelik, 2003′ten bu yana kamunun kullanımına tahsis edilen kadroların en az yüzde 50’sinin eğitime ayrıldığını bildirdi. Hüseyin Çelik, kadrolu ve sözleşmeli öğretmenler ile usta öğreticiler olmak üzere 2003-2007 yılları arasında 306 bin insanın istihdam edildiğini söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Çelik, 4-B statüsünde atanan öğretmenlerle ilgili bazı iddialar ortaya atıldığını ve haksız değerlendirmeler yapıldığını dile getirdi.
4-B kapsamında atananların diğer öğretmenlerden hiç bir farkı bulunmadağına işaret eden Çelik, ”4-B kadrosuyla atanan öğretmenlerin farkı sadece SSK’ya tabi olmasıdır” dedi.
Çelik, muhalefet milletvekillerinin, ”Niye onlar da kadrolu atanmıyor?” şeklindeki sözleri üzerine, ”Bırakın da ona biz karar verelim” dedi. Öğretmen atamalarında, KPSS’de alınan puanları esas aldıklarını ifade eden Çelik, KPSS’den biraz daha yüksek puan alanların kadrolu öğretmen olarak atandığını söyledi. Çelik, 4-B statüsünde atanan öğretmenlerin kadrolu olmak için başvurma hakkına sahip olduğunu kaydetti. Çelik, ”Burada bir haksızlık, kayırma söz konusu değildir. Bu kapı herkese açıktır” dedi.
Bir öğrencinin iaşe bedelini 1.42 YTL’den 5.8 YTL’ye, ortaöğretimdeki öğrenci bursunu 12.6 YTL’den 65′ye çıkardıklarını belirten Çelik, iktidara geldiklerinde 45 YTL olan üniversite bursunu 150 YTL’ye çıkardıklarını, 2008′de de 160 YTL verileceğini söyledi.