Kötü Ağız Kokusu (Halitosis)

Etiketler:

Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile etkileyebilir.
SEBEPLERİ:
* Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü ve ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır.
* Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin [...]

Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile etkileyebilir.

SEBEPLERİ:

* Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü ve ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır.
* Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıdadır ve bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahiptir. Büyük miktarda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir.
* Eğer diş yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır.
* İleri derecede dişeti rahatsızlığına sahip olanlarda kişinin kendi başına temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. derin dişeti cepleri gibi böyle alanlar da kötü kokuya sebep olur.
* Şanslıyız ki ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokuların tedavisi kısa sürede sonuç vermektedir ve problem halledilebilmektedir.
YAZININ DEVAMI »

Diş Çürükleri

Etiketler:

Diş çürüğü nedir?
Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok az insan vardır.
Dişler neden çürür?
Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da [...]

Diş çürüğü nedir?

Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok az insan vardır.

Dişler neden çürür?

Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına ve dişhekimlerinin kavite dedikleri oyuklara neden olmaktadırlar.

YAZININ DEVAMI »

Estetik Dolgular

Etiketler:

Kompozit Reçineler

Kompozit Reçine nedir?
İçerisinde silikon dioksit parçacıkları bulunan bir plastik karışımdır. Diş renginde olduğu için beyaz dolgu olarak adlandırılır. 1960 yıllarında sadece ön taraftaki dişlerde kullanıldıkları halde materyalin ileri derecede geliştirilmesiyle çiğneme basınçlarına dayanıklı ve aşınma miktrası minimuma indirgenmiş bir dolgu maddesi arka dişlerde de başarılı olarak uygulanabilmektedirler.

Kompozit Reçineler

Kompozit Reçine nedir?

İçerisinde silikon dioksit parçacıkları bulunan bir plastik karışımdır. Diş renginde olduğu için beyaz dolgu olarak adlandırılır. 1960 yıllarında sadece ön taraftaki dişlerde kullanıldıkları halde materyalin ileri derecede geliştirilmesiyle çiğneme basınçlarına dayanıklı ve aşınma miktrası minimuma indirgenmiş bir dolgu maddesi arka dişlerde de başarılı olarak uygulanabilmektedirler.

YAZININ DEVAMI »

Lazer Epilasyon Çeşitleri

Etiketler:

Lazer Epilasyon günümüz teknolojisinde Epilasyon konusunda gelinen en son noktadır. Lazer epilasyon ‘da amaç, kıl üretimini gerçekleştiren kıl kök hücresini lazer ışığı ile tahrip edip bir daha kıl üretmesini tamamen engellemektir. Tahrip edilerek yok olan kıl hücresinin de bir daha kıl üretmesi mümkün olmadığından epilasyon yöntemleri arasında lazer epilasyon en iyi epilasyon yöntemidir.
Lazer Epilasyon Cihazlarının [...]

Lazer Epilasyon günümüz teknolojisinde Epilasyon konusunda gelinen en son noktadır. Lazer epilasyon ‘da amaç, kıl üretimini gerçekleştiren kıl kök hücresini lazer ışığı ile tahrip edip bir daha kıl üretmesini tamamen engellemektir. Tahrip edilerek yok olan kıl hücresinin de bir daha kıl üretmesi mümkün olmadığından epilasyon yöntemleri arasında lazer epilasyon en iyi epilasyon yöntemidir.

Lazer Epilasyon Cihazlarının farkları ve üstünlükleri nelerdir?
YAZININ DEVAMI »

Lazer epilasyon Hakkında

Etiketler:

Lazer epilasyon insan vücüdunda oluşan tüylenmenin tedavisinde kullanılan en önemli gelişmelerden biridir.
Lazer epilasyon kullanımından daha öncelerde insanlar istenmeyen tüylerin yok edilmesi için ağda, traş, cımbız gibi tedavi edici olmayan yöntemler kullanmaktaydılar.
Lazer Epilasyon ile birlikte bu tür eylemlere gerek kalmadan, insan vücudunda oluşan ve istenmeyen tüylenmenin önlenmesi için kalıcı bir çözüm bulunmuş oldu.
Lazer epilasyon ve bu yöntemden [...]

Lazer epilasyon insan vücüdunda oluşan tüylenmenin tedavisinde kullanılan en önemli gelişmelerden biridir.
Lazer epilasyon kullanımından daha öncelerde insanlar istenmeyen tüylerin yok edilmesi için ağda, traş, cımbız gibi tedavi edici olmayan yöntemler kullanmaktaydılar.
Lazer Epilasyon ile birlikte bu tür eylemlere gerek kalmadan, insan vücudunda oluşan ve istenmeyen tüylenmenin önlenmesi için kalıcı bir çözüm bulunmuş oldu.
Lazer epilasyon ve bu yöntemden daha farklı olan iğneli epilasyon yöntemide lazer epilasyon gibi kalıcı çözüm olmaktadır, iğneli epilasyon lazer epilasyona göre daha fazla zaman almakta, bunun yanında ağrılı ve daha pahalı olması yönünden cezbediciliği kalmayan bir yöntemdir.
Lazer epilasyon uygulamasında açık tenli ve koyu renkli tüylenmesi olan kişilerin daha başarılı sonuçlar elde ettiği gözlemlenmiştir.

YAZININ DEVAMI »

Lazer Epilasyon

Etiketler:

İstenmeyen tüylerden kurtulmanın en hızlı ve sağlıklı yoludur. 810 nm diode lazer ve Bi-polar radyo frekanslarının kullanılmasıyla, kıl ve foliküller hedeflenerek ortadan kaldırılır. Melaninden bağımsız olarak RF açık renk kıllarda ve bronz tenlerde diğer tüm lazerlerden daha iyi bir etkiye sahiptir. Lazer cihazı ile üretilen enerji bir dalga boyu ışıktır.Cilde zarar vermeden kıl köküne geçen [...]

lazer epilasyon

İstenmeyen tüylerden kurtulmanın en hızlı ve sağlıklı yoludur. 810 nm diode lazer ve Bi-polar radyo frekanslarının kullanılmasıyla, kıl ve foliküller hedeflenerek ortadan kaldırılır. Melaninden bağımsız olarak RF açık renk kıllarda ve bronz tenlerde diğer tüm lazerlerden daha iyi bir etkiye sahiptir. Lazer cihazı ile üretilen enerji bir dalga boyu ışıktır.Cilde zarar vermeden kıl köküne geçen bu ışık röntgen gibi ışınların aksine vücutta herhangi bir artık bırakmaz. Lazer uygulama, güvenliği ve etkinliği FDA(food and drug association) tarafından 1997 yılında onaylanmıştır. 12 yaş üzeri herkese, uygun nitelikteki koruyucu gözlükle gözler korunarak vücuttaki tüm bölgelere uygulanabilir. Ortalama 4-6 hafta aralıklarla yapılan 4-8 seans ile etkinlik sağlanır. Tek seansta sonuçlanmama nedeni ise, kıl köklerinin sadece aktif gelişme döneminde lazere duyarlı olmasıdır. Dinlenme ve gerileme fazındaki kıl köklerine etki etmek için gelişme dönemine geçmeleri beklenir. Kılların rengi, büyüme devresi değişiklikleri kişiye, hatta aynı kişinin farklı bölgelerine göre değişir.

a.Sunî solunum mümkün olduğu kadar çabuk başlatılmalıdır.
b.Hasta rahat ve sıcak tutulmalı ve gerekirse kendisine oksijen verilmelidir.
c.Genellikle temas yerinde bulunacak olan yanık kısım öteki ya­nıklar gibi tedavi edilmelidir.

a.Sunî solunum mümkün olduğu kadar çabuk başlatılmalıdır.

b.Hasta rahat ve sıcak tutulmalı ve gerekirse kendisine oksijen verilmelidir.

c.Genellikle temas yerinde bulunacak olan yanık kısım öteki ya­nıklar gibi tedavi edilmelidir.

Hiperaktif Çocuklara Balık Yağı..

Etiketler:

Omega-3 yağ asidi, dikkat eksikliği için de öneriliyor
Hiperaktif çocuklarda, Omega-3 yağ asidi içerikli şuruplar, rahatsızlığın giderilmesinde önemli rol oynuyor..
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Hasan Koç, ”özellikle hiperaktivite gözlenen çocuklarda, Omega-3 yağ asidi içerikli şuruplar, rahatsızlığın giderilmesinde büyük yarar sağlıyor. Bunu hastalarımızda net bir şekilde gözlemliyoruz” dedi.
Hamilelik sırasında dengeli beslenmeyen [...]

Omega-3 yağ asidi, dikkat eksikliği için de öneriliyor
Hiperaktif çocuklarda, Omega-3 yağ asidi içerikli şuruplar, rahatsızlığın giderilmesinde önemli rol oynuyor..

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Hasan Koç, ”özellikle hiperaktivite gözlenen çocuklarda, Omega-3 yağ asidi içerikli şuruplar, rahatsızlığın giderilmesinde büyük yarar sağlıyor. Bunu hastalarımızda net bir şekilde gözlemliyoruz” dedi.

Hamilelik sırasında dengeli beslenmeyen annelerin çocuklarında vitamin ve mineral eksikliğine bağlı olarak bazı rahatsızlıklar görüldüğünü de söyleyen Koç, ”hamilelik ya da bebeklik döneminde, beyinsel gelişim için gerekli vitamin ve mineralleri alamayan çocuklar için, Omega-3 yağ asidi takviyesi önerilmektedir” dedi.

“Yararlı olduğu bir başka rahatsızlık ise dikkat eksikliği”

YAZININ DEVAMI »

Soğuk havalarda kalbinize dikkat EDİN !!

Etiketler:

Aşırı soğuklarda ağır işler yapmanın kalp krizini tetiklediği açıklandı.
Kışın aşırı soğukların insan sağlığını olumsuz etkilediği bildirildi. Aşırı soğuklardan yaşlılar ve çocukların daha fazla etkilendiği ortaya çıktı.
Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hasan Vural soğuk havaların kalbe ekstradan yük bindireceği ve kalp krizi riskini artıracağı uyarısını yaptı. Dr. Hasan Vural, “Kalp hastalığı ya da [...]

Aşırı soğuklarda ağır işler yapmanın kalp krizini tetiklediği açıklandı.

Kışın aşırı soğukların insan sağlığını olumsuz etkilediği bildirildi. Aşırı soğuklardan yaşlılar ve çocukların daha fazla etkilendiği ortaya çıktı.

Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hasan Vural soğuk havaların kalbe ekstradan yük bindireceği ve kalp krizi riskini artıracağı uyarısını yaptı. Dr. Hasan Vural, “Kalp hastalığı ya da yüksek tansiyonunuz varsa, soğuk havada dışarda ağır işler yapmayın. Rüzgarın hızı arttıkça vücudun ısı kaybı da hızlanır. Havaların soğumasıyla birlikte kalp rahatsızlıklarında gözle görülebilir artış yaşanır” dedi. Dr. Vural, “Yaşlı kişilerde vücudun hava sıcaklığına uyum gösterme yeteneği azalır. Yaşlıların soğuğa karşı daha duyarlı oldukları unutulmamalı” diye konuştu.

BEBEKLERi Yasını Doldurmadan Önce  Soğuk Odada Uykuya Sakın Bırakmayın !!!!
Yaşını doldurmamış bebeklerin hiçbir zaman soğuk odada uykuya yatırılmaması gerektiğini de kaydeden Dr. Hasan Vural, bebeklerin vücut ısısını yetişkinlerden daha hızlı kaybettiği, yetişkinlerin titremeyle ve vücut ısısını artırabileceği, ancak bebeklerin bunu yapamayacağını ifade etti.

Vücuttaki çatlaklara veda Edin

Etiketler:

Kadınların korkulu rüyası çatlaklardan kurtulmanın yolları…
Uzmanlar, çatlakların büyüme çağındaki genç kızlarda, gebelerde ve kortizon tedavisi sonucunda ortaya çıkabileceğini belirtiyor.
Vücut çatlaklarını tıpkı birer yara izi gibi değerlendirmek mümkün. Cilt aşırı derecede basınçla karşılaştığında yıpranır. Dolayısıyla cildin yapısı bozulur ve çatlaklar ortaya çıkar. Önceleri pembe renkli olan bu çatlaklar zamanla beyaza yakın bir renk alır. Ciltteki bu [...]

Kadınların korkulu rüyası çatlaklardan kurtulmanın yolları…

Uzmanlar, çatlakların büyüme çağındaki genç kızlarda, gebelerde ve kortizon tedavisi sonucunda ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

Vücut çatlaklarını tıpkı birer yara izi gibi değerlendirmek mümkün. Cilt aşırı derecede basınçla karşılaştığında yıpranır. Dolayısıyla cildin yapısı bozulur ve çatlaklar ortaya çıkar. Önceleri pembe renkli olan bu çatlaklar zamanla beyaza yakın bir renk alır. Ciltteki bu noktalar bronzlaşmaz ve gözden kaybolmaz. Bu çatlakları ortadan kaldırmaktansa çatlak oluşumunu önlemek daha kolaydır. Çatlakların ortadan kaldırılması için ise, çoğu zaman basit estetik müdahalelere veya kozmetik ürünlerine ihtiyaç duyulur.

Soğuk suyla duş yapmak en iyi çözümlerden biri. Duşu çatlakların bulunduğu bölgenin üzerine tutarak dairesel hareketlerle gezdirmek de kan dolaşımını artıracağı için, yeni oluşmuş taze çatlakların ortadan kaldırılması için etkili bir yöntem. Bu şekilde hücreler canlanarak yeniden elastik bir yapıya kavuşacak, dolayısıyla da çatlaklar kaybolacaktır.

YAZININ DEVAMI »

Erkekler seksten neden uzaklaşır

Etiketler:

İşte onlara kabus gibi gelen sebepler…Amerikalı Evlilik Terapisti Bob ve Susan Yager Berkowitz Çifti evliliklerinde cinselliğini yaşayamayan 4 bin erkek ve kadın üzerine bir araştırma yaptı. Araştırma sonuçları “O Artık Yalnız Değil” adı altında kitap haline geldi. Sonuçlar tam bir kabus. Evli erkeklerin sadece cinsellikten değil, öpüşmek, sarılmak ve dokunmaktan bile kaçtığı ortaya çıktı.
KORKUTAN GERÇEKLER
Evlilik [...]

İşte onlara kabus gibi gelen sebepler…Amerikalı Evlilik Terapisti Bob ve Susan Yager Berkowitz Çifti evliliklerinde cinselliğini yaşayamayan 4 bin erkek ve kadın üzerine bir araştırma yaptı. Araştırma sonuçları “O Artık Yalnız Değil” adı altında kitap haline geldi. Sonuçlar tam bir kabus. Evli erkeklerin sadece cinsellikten değil, öpüşmek, sarılmak ve dokunmaktan bile kaçtığı ortaya çıktı.

KORKUTAN GERÇEKLER
Evlilik terapisti Bob Berkowitz ve eşi Susan Yager- Berkowitz’in yazdığı “O Artık Yalnız Değil” (O ile kastedilen erkek) adlı kitap ABD’de en çok satan kitaplar listesine girdi. Her gün pek çok çiftin derdini dinleyen Bob Berkowitz ve eşi Susan Yager-Berkowitz’in, evliliklerinde cinselliği yaşamayan 4 bin kadın ve erkek üzerinde yaptıkları araştırmaya göre çiftler sadece seksten kaçmıyor ayrıca dokunmaktan, sarılmaktan ve öpüşmekten de kaçınıyor. Bir çok çift birbirlerine bir kere bile “seni seviyorum” dememiş. Bir çoğu birlikteyken kendilerini yalnız hissediyor.

Çift herşeyden önce şu gerçeğin altını çiziyor: “Amerika’nın ortak cinsel sorunu tutku eksikliğidir.” Tutkusuz ya da aşksız diye bir şeyi tam olarak yapmak zaten mümkün değil. Tutku eksikliğinde en az kadınlar kadar erkeklerin de suçlu olduğunu kaydeden Bob Berkowitz, “ABD’deki 20 milyon kadar evlilik fiziksel tutkudan yoksun. Amerikalı çiftlerin yüzde 15 yüzde 20’si yılda en fazla 10 kere seks yapıyor. Araştırmamıza katılan kadınların yüzde 66′ı seks olmayan bir evlilikte kendini allak bullak olmuş ve kırılmış hissediyor” diyor.

YAZININ DEVAMI »

Göz Tansiyonuna Dikkat

Etiketler:

Halk arasında ”Karasu” olarak bilinen Glokom’un (göz tansiyonu) milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığı olduğunu belirten uzmanlar, erken teşhisin önemine dikkat çekiyor
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Ahmet Necdet Sezer Uygulama Hastanesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Öztürk, Glokom’un birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde, belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebildiğini belirterek doktor tarafından düzenli [...]

Halk arasında ”Karasu” olarak bilinen Glokom’un (göz tansiyonu) milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığı olduğunu belirten uzmanlar, erken teşhisin önemine dikkat çekiyor

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Ahmet Necdet Sezer Uygulama Hastanesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Öztürk, Glokom’un birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde, belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebildiğini belirterek doktor tarafından düzenli aralıklarla yapılan muayenelerin Glokom’un erken tanı ve tedavisi için en iyi yol olduğunu ifade etti.

YAZININ DEVAMI »

Çocuklarda Ateş ve Ateşli Havale

Etiketler:

Normalin üstündeki vücut ısısı olarak tanımlayabileceğimiz ateş, anne babaları korkutsa da aslında çocuk için zararlı değil hatta yararlıdır. Çocuk hastalıklarında, özellikle enfeksiyonlarda görülen bir bulgudur, kendi başına bir hastalık değildir. Ateş, vücudun enfeksiyon etkeniyle savaşmasını, bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar.
Kaç Dereceye Ateş Demeliyiz?
Bu, ateşin ölçüldüğü yere göre değişir. Makattan yapılan ölçümlerde 38 derece üzeri, [...]

Normalin üstündeki vücut ısısı olarak tanımlayabileceğimiz ateş, anne babaları korkutsa da aslında çocuk için zararlı değil hatta yararlıdır. Çocuk hastalıklarında, özellikle enfeksiyonlarda görülen bir bulgudur, kendi başına bir hastalık değildir. Ateş, vücudun enfeksiyon etkeniyle savaşmasını, bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar.

Kaç Dereceye Ateş Demeliyiz?

Bu, ateşin ölçüldüğü yere göre değişir. Makattan yapılan ölçümlerde 38 derece üzeri, ağızdan 37.5 , koltuk altından 37.2, kulaktan 38 derecenin üstündeki değerler ateş olarak kabul edilmelidir.

YAZININ DEVAMI »

Bebeklerde Reflü

Etiketler:

Mide içeriğinin sindirim borusuna geri kaçması olarak tanımlanan REFLÜ her yaşta çocuk ve erişkinde görülse de, en sık olarak görüldüğü dönem bebeklik dönemidir.
Bebeklerde Reflü Neden Sık Görülür?
Normalde sindirim borusunun alt ucundaki kaslar gevşeyerek gıdaların mideye geçişine izin verir, ardından kasılarak geri kaçışa engel olur. Bebeklerde, bu kapakçık mekanizması henüz yeterince çalışmamaktadır. Bebeklerin sıvı gıdayla beslenmeleri, [...]

Mide içeriğinin sindirim borusuna geri kaçması olarak tanımlanan REFLÜ her yaşta çocuk ve erişkinde görülse de, en sık olarak görüldüğü dönem bebeklik dönemidir.

Bebeklerde Reflü Neden Sık Görülür?

Normalde sindirim borusunun alt ucundaki kaslar gevşeyerek gıdaların mideye geçişine izin verir, ardından kasılarak geri kaçışa engel olur. Bebeklerde, bu kapakçık mekanizması henüz yeterince çalışmamaktadır. Bebeklerin sıvı gıdayla beslenmeleri, çoğunlukla yatar pozisyonda olmaları da reflüyü kolaylaştırmaktadır.

Fizyolojik Reflü Nedir?

Bebekte, sık görülen reflü çoğunlukla fizyolojiktir, yani hastalık olarak kabul edilmez. Bu bebekler iyi beslenip kilo alırlar, keyifleri yerindedir. Sadece aile çok kustuğundan şikayetçidir. Bebek büyüdükçe, katı gıdalara geçtikçe, mide girişindeki kapakçık daha iyi çalıştıkça kusma giderek azalacaktır. Böyle bebeklere, tedavi vermek gerekmeyecektir.

YAZININ DEVAMI »

Saç Kepeklenmesi

Etiketler:

Saç diplerinde kepeklenmeler, televizyon reklamlarından tanıdığımız Neşe Hanım’da olduğu gibi pek çok insanda doğal yapının bir parçası olarak, değişik oranlarda bulunabilir. Bu kepekler, ince un kepeği görünüşündedir, yapışık olmadıkları için de kolayca dökülür, saçılırlar. Kimin kepekli, kimin kepeksiz olması gerektiğine nasıl karar verildiği veya başka bir deyişle olayın nedeni belli değildir. Kişisel yatkınlığın üzerine bazı [...]

Saç diplerinde kepeklenmeler, televizyon reklamlarından tanıdığımız Neşe Hanım’da olduğu gibi pek çok insanda doğal yapının bir parçası olarak, değişik oranlarda bulunabilir. Bu kepekler, ince un kepeği görünüşündedir, yapışık olmadıkları için de kolayca dökülür, saçılırlar. Kimin kepekli, kimin kepeksiz olması gerektiğine nasıl karar verildiği veya başka bir deyişle olayın nedeni belli değildir. Kişisel yatkınlığın üzerine bazı bakteriler ve özellikle de mantarlar suçlanır. İlişki kesin ispatlanamamış olmakla birlikte tedavide mantar ilaçları sıklıkla iyi etki yaparlar. Bazen psikolojik gerginlikler, başın kapalı kalması veya basit tahrişler de arttırıcı etki yapabilir. Şampuan, saç kremi, jöle, briyantin vb. kozmetik ürünlerin özel bir arttırıcı etkisi yoktur. Saçlar yıkandıktan sonra iyi durulamamak da kepek nedeni değildir. Bu tip kepeklenmenin koyu renk elbiseler üzerindeki pasaklı görünümü dışında bir zararı yoktur. Kesin ve köklü olarak tedavi edilemese de özel kepek şampuanları ve losyonları ile uzun süre kepeksiz kalınması sağlanabilir. Bu ilaçlar, çok uzun süre kullanılırlarsa etkinlikleri azalabilir. Bu nedenle Deri Hastalıkları Uzmanınızın önereceği zamanlarda değiştirilmeleri yararlı olacaktır.

YAZININ DEVAMI »

« Onceki Sayfa  Sonraki Sayfa »

Takvim

Şubat 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kas   Mar »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
2526272829  

Kategori

Add to Google

Academics

Academics blogs

TopOfBlogs

Webtop

Directory of Education/Research Blogs