İnsanın yaratılıştan sahip olduğu birtakım özellikleri vardır. Ona bu özelliklerinin geliştirilmesi ve başkalarıyla münasebetlerini düzenli biçimde uygulayacak değerlerin öğretilmesi gerekir.

İnsanlık tarihi başlangıç ve gelişim itibariyle incelendiği zaman görülüyor ki şahısları, dilleri ve zamanları ayrı olmasına rağmen bilgi edinme, anlama, ünsiyet peyda etme, sorun anlama gibi fıtri ihtiyaçların kaçınılmaz olduğu görülmektedir.
Eğitim ve öğretim denen bu zorunluluk insan üzerinde bir tasarruftur. Bu tasarrufun bilerek ve bilenler tarafından yapılması insan şahsiyetindeki ilahi elementlerin zedelenmemesi açısından önemlidir. Bu tasarrufu bilindiği gibi öğretmen yapmaktadır.
Ben gerçekten muallim (öğretmen) olarak gönderildim.” diyen Allah (c.c.) Rasulü’nün asıl görevi de öğretmenlikti.

Öğretmen bir gönül pınarıdır. Hep ileri doğru akar. Çevresine güzellik verir, ferahlık verir. Bütün çırpınışı hep daha ileriye gitmek içindir. Cehaleti yıkmak, parıldayan güne kavuşmak onun hedefi olmalıdır.