Özellikle büyük şehirlerde çalışan anne-babaların çocukları tatili genelde yaz okullarında geçiriyor.
Anneanne-babaanne ya da bir bakıcısı olsa bile, okul çağındaki çocuk bütün yaz evde ne yapsın ki? Böyle düşünen tüm anne-babalar, çocuklarını bir yaz okuluna göndermeyi uygun buluyor.

Çocuklar, yaz okullarında hem pek çok spor dalında aktivite gösteriyor, hem eğleniyor, hem de yeni arkadaşlıklar edinip, iletişim kurma yeteneklerini geliştiyorlar. Ancak burada biraz durup, düşünmek gerekiyor. Çünkü öğrendikleri bunlarla sınırlı kalmıyor!

Biz de bu yaz Ceren’in artık yaz okuluna gitme olgunluÄŸuna eriÅŸtiÄŸine karar verdik ve bir aylığına okula yazdırdık. Tabii başımıza geleceklerden habersizdik! DoÄŸrusu bizim için ilginç bir deneyim oldu ve laf aramızda (Ceren duymasın) çok da eÄŸlendik.

“Bununla nasıl baÅŸa çıkacağım?”
Bebeklikten itibaren, çocuÄŸunuzun geliÅŸim süreci içinde, her dönem birbirinden deÄŸiÅŸik ve o ana kadar hiç aklınıza gelmeyen olaylar yaşıyorsunuz. ÇoÄŸu zaman sizi ÅŸaÅŸkınlık içinde bırakan bu olayların keyifli yanları var. Ama düşündüren ve “Ben bununla nasıl baÅŸa çıkacağım?” dedirten olaylar da yaÅŸanmıyor deÄŸil…

İşte geçtiÄŸimiz ay yaÅŸadığımız yaz okulu deneyimimiz de bu doÄŸrultuda geliÅŸti. ArkadaÅŸ grubunun yaÅŸları büyük olduÄŸundan, Ceren’in dünyasında önemli deÄŸiÅŸiklikler oldu.

Külhanbeyi konuşması!
Özellikle 12 yaÅŸ civarındaki erkek çocukların argo konuÅŸmalarına yakından tanıklık ettiÄŸi için çocuÄŸun sokak edebiyatı geliÅŸti. Bir akÅŸam gelip; “Anne sana külhanbeyi konuÅŸması yapayım mı?” demez mi… Ben bu soru karşısında küçük bir ÅŸok yaÅŸadım. Ama bir yandan da bunun nasıl bir konuÅŸma olacağı konusunda büyük bir merak sardı içimi. “Söyle bakalım neymiÅŸ bu?” dedim. Kızım tüm oyunculuk yeteneÄŸini de sergileyerek; (sözleri konuÅŸma diliyle yazıyorum) “Ne diyon lan siboooooop!” demez mi? Ben bir ÅŸoka daha girdim ama öyle sevimliydi ki, kıkırdamaktan da kendimi alamadım (bu ÅŸoklar neticesinde sonumun ne olacağını da çok merak ediyorum doÄŸrusu)…

“Anne, manyamış ne demek?”
Olayın üstünden birkaç gün geçmiÅŸti ki, kızım yine bir akÅŸam geldi ve “Anne manyamış ne demek?” diye sordu. Bu sefer “Allah’ım ben bir kâbus mu görüyorum, bu çocuklar doÄŸru konuÅŸmayı öğrenemeden argonun kitabını mı yazacaklar yoksa?” diye içimden geçirirken, kendimde açıklama yapacak gücü bulamadığım için babasının yanına gönderdim.

Bu arada hemen; “Bak çocuÄŸum bu tür konuÅŸmaları duyabilirsin ve bizimle de paylaÅŸmalısın ama bunları baÅŸka insanların yanında kullanman doÄŸru bir ÅŸey deÄŸil,” diyerek annelik görevimi yerine getirmeyi ihmal etmedim tabii. Ama bir yandan da ne kadar güldüğümüzü tahmin edemezsiniz.

Sokak edebiyatıyla tanışma…
Sonra da durumu tahlil etmeye baÅŸladım. Evet, önünde sonunda sokak edebiyatıyla tanışacaktı, çünkü böyle bir söylem var ve o da bunu bir ÅŸekilde öğrenecek, bilecek. Çocukları bunlardan soyutlayarak yetiÅŸtirmeye olanak yok. Bunlar büyümenin, dünyayı tanımaya baÅŸlamanın getirdiÄŸi deÄŸiÅŸimler. Ancak insan ilk kez çocuÄŸundan bu tür sözler duyunca önce çok sevimli geldiÄŸi için gülüyor. Sonra da; “Yoksa çocuÄŸum artık böyle mi konuÅŸacak” diye biraz korkuyor doÄŸrusu… Ama Ceren çok şükür ki dengeyi kurabildi ve öğrendiklerini sadece keyifli olduÄŸu zamanlarda bizi güldürmek için kullanıyor.

Yeni keÅŸifler…
Sizin anlayacağınız, yaz okulu deneyimimiz oldukça verimli ve de eÄŸlenceli geçti. Çünkü kızım sadece spor yapıp, eÄŸlenmekle ve zamanını yaşıtlarıyla deÄŸerlendirmekle kalmadı, kelime daÄŸarcığını ve sokak kültürünü de geliÅŸtirdi. Yani, yaÅŸamın biraz daha içine girerek, keÅŸiflerine bir yenisini daha ekledi…