
21 May
Kategori: Gebelik ve Cinsellik
Etiketler: Gebelik ve Cinsellik
İnsanın hayatında verdiği en önemli kararlardan birisi de çocuk sahibi olmak istemesidir. Hayatının herhangi bir döneminde çocuk sahibi olmayı istemeyen kadın yok gibidir. Ancak bu güç karar verildiğinde gebe kalmadan önce hem ruhsal hem de fiziksel olarak hazır olmak gerekir.
İlk doktor ziyaretini hamile kaldıktan sonra yapmak her zaman yeterli olmayabilir. Sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmek, [...]
İnsanın hayatında verdiği en önemli kararlardan birisi de çocuk sahibi olmak istemesidir. Hayatının herhangi bir döneminde çocuk sahibi olmayı istemeyen kadın yok gibidir. Ancak bu güç karar verildiğinde gebe kalmadan önce hem ruhsal hem de fiziksel olarak hazır olmak gerekir.
İlk doktor ziyaretini hamile kaldıktan sonra yapmak her zaman yeterli olmayabilir. Sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmek, sağlıklı ve rahat bir doğum yapmak ve sağlıklı bir bebeğe sahip olmak için hamile kalmaya karar verdiğinizde doktorunuzla görüşmeniz önemlidir.Doktorunuz hem sizin hem de dünyaya getirmeyi planladığınız bebeğinizin zarar görmesini engellemek için bazı muayene ve tetkikler yapacak size sağlıklı bir hamilelik dönemi için önerilerde bulunacaktır.
YAZININ DEVAMI »
Bir çiftin yaşamında alabileceği en önemli kararlardan biri belkide en önemlisi bebek sahibi olmaya karar vermektir. Daha önceki jenerasyonlarla mukayese edildiğinde günümüzde, çocuk sahibi olup olmamaya karar vermek daha çok kontrolümüzdedir. 1990 lı yıllarda kadınların çoğunluğu ileri yaşlarda bebek sahibi olmayı tercih ediyorlar. Bir kadının en verimli dönemi 20 li yaşlarının ilk yılları dır. [...]
Bir çiftin yaşamında alabileceği en önemli kararlardan biri belkide en önemlisi bebek sahibi olmaya karar vermektir. Daha önceki jenerasyonlarla mukayese edildiğinde günümüzde, çocuk sahibi olup olmamaya karar vermek daha çok kontrolümüzdedir. 1990 lı yıllarda kadınların çoğunluğu ileri yaşlarda bebek sahibi olmayı tercih ediyorlar. Bir kadının en verimli dönemi 20 li yaşlarının ilk yılları dır. 35 yaşından sonra ise doğurganlık özelliği giderek azalmaya başlar.
Öyle yada böyle, 20 li,30 lu hatta 40 lı yaşlardasınız bebek sahibi olmaya karar verdiğinizde şansınızı artıracak pek çok şey artık size bağlı. Bütün mesele karar vermede çünkü her şeyi dikkate alarak karar verdiğinizde zamanlamayı doğru yaptınız demektir. Hamile kalma şansınız, hem sizin hem eşinizin genel sağlık durumu ve yaşam biçiminize bağlıdır. Vücudunuzu hazırlamanız ve şansınızı artırmanız için ise almanız gereken bazı önlemler vardır.
Sigarayı bırakın ve alkollü içki kullanmayı azaltın
Çok sigara içmek hamilelik şansınızı üçte bire indirir; hamilelikte düşük ve kanama riskini artırır. Alkol de doğurganlığınızın düşmesine neden olur; bu yüzden, hamile kalmak istiyorsanız, kendinizi günde bir kadeh şarapla sınırlamalısınız.
Dengeli beslenin
Genel sağlığınız için dengeli beslenme büyük önem taşır. Beslenme rejiminizde mutlaka bol taze meyve ve sebzeye, esmer ekmeğe, makarna, pirinç, baklagiller, yağsız süt ve süt ürünleri, balık ve beyaz etlere yer vermelisiniz. Yağ ve şeker tüketiminizi azaltmalısınız.
Gerilim ve endiÅŸeden kurtulun
Gerilimden kurtulmak doğurganlığınızı artıracak; yaşama zevkinizi ve cinsel arzunuzu geliştirecektir. Psikolojik baskılar, kadının da erkeğin de cinsel verimliliğini düşürür. Kadınlarda ovülasyonu engellerken erkeklerde sperm üretimini azaltır, erken boşalma ve iktidarsızlığa yol açar.
Takviye ilaç alın
Doktorlar hamileliğin 12. haftasına kadar günde 0.4 mg folik asit almanın bebeğin omurga ve omurilik sorunlarıyla doğma riskini % 70 oranında düşüreceğini söylüyorlar. Eczanelerden satın alınabileceği gibi, folik asit bolca yeşil, lifli sebzelerde ve tahıl ürünlerinde bulunur.
Doğum kontrolüne son verin
Şayet doğum kontrolü olarak hap kullanıyor idiyseniz, kullanmayı bıraktıktan sonra tam bir adet döneminin geçmesini yani hormon yapınızın eski haline dönmesini beklemek özellikle doğumun gerçekleşeceği tarihi belirlemek açısından son derece önemlidir.
21 May
Kategori: Gebelik ve Cinsellik
Etiketler: Gebelik ve Cinsellik
Siklus, son adet tarihinin ilk gününden bir sonraki adet tarihinin ilk gününe kadar geçen süredir. Normalde bu süre 28 gün olmasına karşın 21 ile 35 gün arası normalin alt ve üst sınırlarıdır.
28 günde bir adet gören, yani siklusu 28 gün olan bir kadının ovulasyon (yumurtlama günü) sıklıkla (şart değil) 14. gündür.
Adet görme mekanizması
Beyinde gerçekleşen olaylar [...]
Siklus, son adet tarihinin ilk gününden bir sonraki adet tarihinin ilk gününe kadar geçen süredir. Normalde bu süre 28 gün olmasına karşın 21 ile 35 gün arası normalin alt ve üst sınırlarıdır.
28 günde bir adet gören, yani siklusu 28 gün olan bir kadının ovulasyon (yumurtlama günü) sıklıkla (şart değil) 14. gündür.
Adet görme mekanizması
Beyinde gerçekleşen olaylar
Her adetin ilk günü beyinde hipotalamustan salgılanan GnRH adlı hormon, hipofizden folikül stimule edici (uyarıcı) hormon (FSH) salgısını uyarmaya başlar. FSH etkisiyle yumurtalıklardan birinde yeni bir folikül (yumurta hücresini barındıran yapı) olgunlaşmaya başlar. Bu folikül olgunlaştıkça östrojen hormonu üretimi artar, östrojen üretimi arttıkça hipofiz bölgesinden salgılanan luteinizan hormon (LH) miktarı artar. Folikül olgunlaştıkça giderek içi sıvı dolu ufak bir kese haline gelir.
Yumurtalıkta gerçekleşen olaylar
Folikül yaklaşık olarak 16-20 milimetre çapına eriÅŸtiÄŸinde östrojen hormonu da kanda maksimum seviyeye ulaşır ve bu da LH seviyesinin giderek daha da artmasına neden olur. LH piki (LH’ın en yüksek seviyeye ulaÅŸtığı an) olduÄŸunda folikül çatlar ve içindeki oosit (yumurta hücresi) serbestleÅŸerek Fallop tüpünün içine girer.
Folikül çatladıktan sonra “çatlama bölgesinde” corpus luteum (sarı cisim) adı verilen bir yapı oluÅŸur ve bu yapı bu defa östrojen hormonuna ek olarak progesteron hormonu da üretmeye baÅŸlar. Gebelik oluÅŸmazsa bu yapının iÅŸlevi 14 günde biter. Gebelik oluÅŸtuÄŸunda ise gebelik ürününü “desteklemek” için bu yapı yaklaşık 10. haftaya kadar progesteron salgılamaya devam eder. 10. haftadan itibaren “gebelik ürünü” kendi progesteronunu kendisi üretebilecek hale gelir ve görevi devralır.
Uterusta gerçekleşen olaylar (uterus=rahim)
Uterusun içi endometrium adı verilen bir tabakayla kaplıdır. Endometrium östrojen etkisiyle kalınlaşır ve yumurtlama sonrası devreye giren progesteron hormonunun etkisiyle döllenmesi muhtemel bir yumurta hücresinin implantasyonu (yerleşmesi) ve gebeliğin başlaması için elverişli duruma getirilir.

Neden kanama olur?
Corpus luteumun ömrü siklus kaç gün olursa olsun her kadında 14 gündür. Bu süreye yaklaÅŸtıkça corpus luteumun progesteron salgısı giderek azalır ve kandaki progesteron iyice azaldığında endometrium tabakası desteÄŸini kaybederek “dökülmeye” baÅŸlar. İşte bu dökülme kanamayla birlikte olduÄŸundan adet kanaması adını alır.
Corpus luteum ömrünün kısıtlı olmasının özel bir anlamı vardır: 28 günde bir adet gören bir kadında ovulasyon 14. günde olmaktadır, demek ki kadın örneğin 30 günde bir adet görüyorsa bu kadında 30-14=16. gün ovulasyon günüdür. Aksine 26 günde bir adet gören bir kadında 26-14=12. gün ovulasyon günüdür.
![]() Resimde oosit ve çevresini saran spermler görülmekte |
Döllenme ve takiben gebeliÄŸin baÅŸlaması Salgılanan oositin ömrü 12-24 saattir. Bu süre içinde oosit sperm hücreleriyle karşılaşır ve ÅŸartlar uygun olursa sperm hücrelerinden biri oositin içine girerek fertilizasyon (döllenme) olayını baÅŸlatır. Daha sonra sperm-oosit birleÅŸmesinden oluÅŸan blastosist endometriumda uygun bir yer bulup yerleÅŸtiÄŸinde implantasyon gerçekleÅŸir. Artık gebelik süreci baÅŸlamıştır. İmplante olan hücrelerden beta HCG adlı hormon salgılanır ve hücreler de hızla çoÄŸalarak embriyo oluÅŸumunu baÅŸlatırlar. EÄŸer yumurtlama sonrası gebelik oluÅŸursa corpus luteumun ömrü uzar ve progesteron salgısını sürdürmeye devam eder. Böylece gebelik oluÅŸtuÄŸunda porgesteron salgısı azalmadığından endometriumda “dökülme” yani adet kanaması gerçekleÅŸmez. Corpus luteum progesteron desteÄŸini, bu görevi geliÅŸmekte olan gebelik ürünü devralana kadar devam ettirir. |
![]() Bu resimde döllenme gerçekleşmiş ve blastosist gelişmeye başlamıştır. |
Kadın üreme organlarını, dış ve iç üreme organları olarak iki bölümde incelemek gerekir.
Dış üreme organları; büyük ve küçük dudaklar,klitoris, zar ve vajina( hazne) grişinden oluşur. Vajina girişinin hemen üzerinde bir üreme organı olmayan idrar deliği de yer alır.
İç üreme organları ; vajina, rahim ( uterus ) , yumurtalıklar ( overler ) ve tüplerdir ( rahim [...]
Kadın üreme organlarını, dış ve iç üreme organları olarak iki bölümde incelemek gerekir.
Dış üreme organları; büyük ve küçük dudaklar,klitoris, zar ve vajina( hazne) grişinden oluşur. Vajina girişinin hemen üzerinde bir üreme organı olmayan idrar deliği de yer alır.
İç üreme organları ; vajina, rahim ( uterus ) , yumurtalıklar ( overler ) ve tüplerdir ( rahim kanalları ).
21 May
Kategori: Gebelik ve Cinsellik
Etiketler: Gebelik ve Cinsellik
Kadın üreme organının en belirgin kısmını oluştururlar. Her iki yanda birer tane olmak üzere yukarıdan aşağı uzanan, içlerinde bol miktarda ter ve yağ bezleri, kan damarları ve sinirler bulunan, iki deri kıvrımından oluşmuştur. Üst kısımları daha çok olmak üzere kıllarla örtülüdür.
Kadın üreme organının en belirgin kısmını oluştururlar. Her iki yanda birer tane olmak üzere yukarıdan aşağı uzanan, içlerinde bol miktarda ter ve yağ bezleri, kan damarları ve sinirler bulunan, iki deri kıvrımından oluşmuştur. Üst kısımları daha çok olmak üzere kıllarla örtülüdür.
21 May
Kategori: Gebelik ve Cinsellik
Etiketler: Gebelik ve Cinsellik
Büyük dudakların hemen altında vajina girişini çevreleyen yaprak biçiminde iki küçük deri kıvrımıdır. Kıl ve deri altı dokusu bulunmaz. Ancak kan damarları ve sinirler açısından zengindir.
Büyük dudakların hemen altında vajina girişini çevreleyen yaprak biçiminde iki küçük deri kıvrımıdır. Kıl ve deri altı dokusu bulunmaz. Ancak kan damarları ve sinirler açısından zengindir.
Kadın cinsel organının üst bölümünde küçük dudakların bittiği yerde bulunur. Cinsel ilişki sırasında sertleşir ve duyarlılığı sağlar.
Kadın cinsel organının üst bölümünde küçük dudakların bittiği yerde bulunur. Cinsel ilişki sırasında sertleşir ve duyarlılığı sağlar.
21 May
Kategori: Gebelik ve Cinsellik, Gebelik ve Cinsellik
Etiketler: baÄŸ dokusu • Gebelik ve Cinsellik • kanama • zarda zedelenme
Vajina girişinden hemen sonra bağ dokusu ve damarlardan oluşan ince bir zardır. Zarın ortası, adet kanamasının dışarı atılmasını sağlayacak biçimde açıktır. Ender olarak tümüyle kapalı olabilir. İlk cinsel ilişki sırasında zarda zedelenme ve açılma olur ve her zaman olmasa da bir miktar kanama görülür. Ancak bazı zarlar ileri derecede esnek olur ve cinsel ilişkiye karşın [...]
Vajina girişinden hemen sonra bağ dokusu ve damarlardan oluşan ince bir zardır. Zarın ortası, adet kanamasının dışarı atılmasını sağlayacak biçimde açıktır. Ender olarak tümüyle kapalı olabilir. İlk cinsel ilişki sırasında zarda zedelenme ve açılma olur ve her zaman olmasa da bir miktar kanama görülür. Ancak bazı zarlar ileri derecede esnek olur ve cinsel ilişkiye karşın kanamayabilir. Zar; bisiklete, ata binme, düşme ve benzeri durumlarda zedelenmez.
Rahim ile dış ortam arasındaki bağlantıyı sağlayan boru şeklinde, esneme yeteneği çok gelişmiş bir organdır. Cinsel ilişki bu bölgede olur. Doğumda bebek buradan geçerek dünyaya gelir, doğum sonrası çok hızlı bir biçimde eski halini alır.
Rahim ile dış ortam arasındaki bağlantıyı sağlayan boru şeklinde, esneme yeteneği çok gelişmiş bir organdır. Cinsel ilişki bu bölgede olur. Doğumda bebek buradan geçerek dünyaya gelir, doğum sonrası çok hızlı bir biçimde eski halini alır.
Döllenme sonrası yumurtanın yerleştiği ve gebeliğin oluştuğu yerdir. Bebeğin anne karnındaki gelişimi burada olur. Kas ve bağ dokusundan oluşur. Normalde 8 cm. uzunluğunda , 5 cm genişliğinde ve 2.5 cm kalınlığında tersine duran bir armuda benzeyen bu organ, gebelik sırasında bebeği, bebek eşini ve bebek çevresindeki sıvıyı içinde barındırıp, büyümesine izin verecek şekilde genişler ve [...]
Döllenme sonrası yumurtanın yerleştiği ve gebeliğin oluştuğu yerdir. Bebeğin anne karnındaki gelişimi burada olur. Kas ve bağ dokusundan oluşur. Normalde 8 cm. uzunluğunda , 5 cm genişliğinde ve 2.5 cm kalınlığında tersine duran bir armuda benzeyen bu organ, gebelik sırasında bebeği, bebek eşini ve bebek çevresindeki sıvıyı içinde barındırıp, büyümesine izin verecek şekilde genişler ve tüm karın boşluğunu kaplar. Doğumdan sonra 6 hafta içinde yeniden gebelikten önceki şekil ve büyüklüğüne döner. Rahmin iç yüzü ince bir doku (endometrium) ile örtülüdür ve her ay çocuğun yerleşmesi için hormonların etkisiyle kalınlaşır, oluşacak gebeliğin en baştaki hali olan döllenmiş yumurta veya embriyonun yerleşmesi, sağlık ve güven içinde büyümesi için gerekli yataklığı yapar, besin maddelerini hazırlar. Eğer gebelik olmazsa adet kanaması şeklinde dışarı atılır.
Rahmin iki yanından çıkarak yumurtalıklara doğru uzanan 8 - 10 cm uzunluğunda boru şeklinde kanallardır. Görevi yumurtalıktan atılan yumurta hücresini yakalayıp, kendi içinde yumurtanın sperm tarafından döllenmesini sağlamak ve döllenmiş yumurtayı rahim içine taşımaktır.
Rahmin iki yanından çıkarak yumurtalıklara doğru uzanan 8 - 10 cm uzunluğunda boru şeklinde kanallardır. Görevi yumurtalıktan atılan yumurta hücresini yakalayıp, kendi içinde yumurtanın sperm tarafından döllenmesini sağlamak ve döllenmiş yumurtayı rahim içine taşımaktır.
Rahmin her iki yanında yaklaşık 3.5×2×1 cm büyüklüğünde, üzeri girintili çıkıntılı iki organdır. İkisinin içinde döllenmemiÅŸ, geliÅŸmeye hazır ortalama 400.000 - 500.000 yumurta vardır. Ergenlik (buluÄŸ) çağının baÅŸlaması ile birlikte, her ay bunlardan bin kadarı döllenmek için yola çıkar, ancak çoÄŸu kez bir tanesi olgunlaşır ve yumurtalık dışına çıkarılır. Atılan bu yumurta tüp tarafından yakalanır. [...]
Rahmin her iki yanında yaklaşık 3.5×2x1 cm büyüklüğünde, üzeri girintili çıkıntılı iki organdır. İkisinin içinde döllenmemiÅŸ, geliÅŸmeye hazır ortalama 400.000 - 500.000 yumurta vardır. Ergenlik (buluÄŸ) çağının baÅŸlaması ile birlikte, her ay bunlardan bin kadarı döllenmek için yola çıkar, ancak çoÄŸu kez bir tanesi olgunlaşır ve yumurtalık dışına çıkarılır. Atılan bu yumurta tüp tarafından yakalanır. Daha ender olarak birden çok yumurtanın üretilmesi ve döllenmesiyle birbirinden farklı bebekler oluÅŸturmak üzere çoÄŸul gebelikler de oluÅŸabilir. Buna en iyi örnek çift yumurta ikizleridir.
21 May
Kategori: Gebelik ve Cinsellik
Etiketler: adet • adet dönemi • adet yaÅŸları • Gebelik ve Cinsellik • kızlık adet
Kızlar çocukluktan ergenliğe geçerken genellikle 9 yaş civarında adet görmeye başlar.
Adet görme, her ay rahim içini döşeyen endometriumun zamanını doldurarak dökülmesi ve az bir kanama ile rahimden vajinaya, oradan da dışarıya atılmasıdır. Rahim içini döşeyen dokunun rahim duvarından ayrılması sırasında az bir kanama oluşur, adet sırasında ortaya çıkan kanamanın nedeni budur.
Yumurtalıkta her adet döneminde bir [...]
Kızlar çocukluktan ergenliğe geçerken genellikle 9 yaş civarında adet görmeye başlar.
Adet görme, her ay rahim içini döşeyen endometriumun zamanını doldurarak dökülmesi ve az bir kanama ile rahimden vajinaya, oradan da dışarıya atılmasıdır. Rahim içini döşeyen dokunun rahim duvarından ayrılması sırasında az bir kanama oluşur, adet sırasında ortaya çıkan kanamanın nedeni budur.
Yumurtalıkta her adet döneminde bir yumurta olgunlaşır. Yumurta olgunlaşması adet kanamasının ilk günü başlar ve ortalama 14 gün sürer. Olgunlaşan yumurta dışarı adet kanamasının 12-16 günleri arasında atılır. Tüpler ise yumurta atılacağı zaman yumurtalıkların üzerine bir el gibi yapışıp vantuz gibi yumurtayı içine alır. Eğer yumurta tüp içindeyken cinsel ilişki olmuşsa, kadına geçen ve rahimden yukarıya doğru ilerleyen erkek tohum hücresi (sperm) erkekten getirdiği genetik özellikleri yumurtaya aktarır. Bu olaya döllenme denir. Döllenmiş yumurta bölüne bölüne çoğalırken, rahim kanalından rahme doğru iner ve rahim içine ulaşınca adetin ilk gününden itibaren kalınlaşan ve yumurtlamadan sonra bebeğin yerleşmesi için özel bir şekil alan rahmin iç yüzeyini döşeyen dokuya (endometrium) yerleşir. Rahim iç yüzeyini döşeyen dokudaki değişimler yumurta gelişirken ve atıldıktan sonra yumurtalıklardan salgılanan hormonların etkisi ile oluşur. Böylece yeni bir bebeğin oluşum öyküsü başlar. Döllenmiş yumurta yerleştiği anda çeperlerinde binlerce hücre bulunan su dolu küçük bir lastik top görünümündedir. Daha sonra bu yapı içindeki hücrelerden bir kısmı bebek oluşumunu sürdürürken, bir kısım hücreler de anne ile bebek arasındaki ilişkiyi sağlayan bir yapıya, halk arasında çocuk eşi denilen plasenta ya dönüşür. Eğer gebelik oluşursa çocuk eşi çıkardığı hormonlarla hem yumurtalığın işlevini üstlenir hem de rahim içini bebek için uygun ortamda tutar. Gebelik oluşmazsa çocuk eşi oluşmayacağından yumurtalığın görevini sürdürecek hormonlar da oluşmaz. Böylece rahim iç yüzeyi dokusunun beslenmesi bozulur ve adet kanaması ile atılır.
İlk adet görme yaşı bir kızdan diğerine değişir. 9 ile 16 arasında herhangi bir yaşta olabilir. Adet döngüsü, bir kanamanın başlamasından, diğer kanamanın başlangıcına kadar geçen süredir. Kişiye göre değişiklik gösterebilirse de iki adet dönemi arasındaki süre ortalama 28 gündür. 21 ile 35 gün arasındaki süreler normal kabul edilir. Bu döneme yeni giren genç kızlarda ilk 1 - 2 yılda adet düzensizlikleri olabilir. Daha sonra adetlerinin belli bir düzende olması gerekir. Kanama miktarı da kişiye göre değişiklik gösterir.
Adet dönemleri birbirini izleyerek menopoza dek sürer. Menopoz, adet kanamalarının artık olmamaya başladığı döneme verilen isimdir. Ortalama olarak 45 - 50 yaşları arasında adet görme sona erer.
12 May
Kategori: Gebelik ve Cinsellik
Etiketler: Gebelik ve Cinsellik • kızlık zarı • kızlık zarı dikimi • kızlık zarı tipleri
Kızlık zarı yani Latince adı ile HYMEN, Yunan ve Roma mitolojilerinde Dionysus ve Afrodit in oÄŸlu olan “evlilik ve düğün tanrısı” dır.
Gerdek gecesi bu Tanrıya adandığından kızlık zarı da aynı isimle anılmaktadır. Bu tanrının özelliği, kanatlı olması ve elinde bir meşale taşımasıdır
Hemen hemen bütün toplumlarda değişik derecelerde sosyolojik bir öneme sahip olan kızlık zarının tıbbi [...]
Kızlık zarı yani Latince adı ile HYMEN, Yunan ve Roma mitolojilerinde Dionysus ve Afrodit in oÄŸlu olan “evlilik ve düğün tanrısı” dır.
Gerdek gecesi bu Tanrıya adandığından kızlık zarı da aynı isimle anılmaktadır. Bu tanrının özelliği, kanatlı olması ve elinde bir meşale taşımasıdır
Hemen hemen bütün toplumlarda deÄŸiÅŸik derecelerde sosyolojik bir öneme sahip olan kızlık zarının tıbbi adı latincesi “Hymen” dir. Özellikle Müslüman ülkelerde daha önceden cinsel iliÅŸkinin olup olmadığının bir kriteri olarak görüldüğünden önemi büyüktür.
Günümüzde dahi, evlendikten sonraki ilk ilişkide kanamanın olmaması nedeniyle, pek çok kızımız haksız yere bakire olmadığı düşüncesiyle apar topar kollarından tutularak kızlık zarı muayenesi için biz jinekologlara getirilmektedir. Bu durumda bu genç kızlarımız son derecede küçük durumlara düşürülmekte ve evliliklerine maalesef çok kötü bir anıyla başlamak zorunda kalmakta; çoğu zaman da duyulan güvensizlikler nedeniyle evlilikleri kısa zaman içinde boşanmalarla sonuçlanabilmektedir.
İnsanoÄŸlunun tarihsel geliÅŸimi süresince pek çok toplum hymeni saflığın ve el deÄŸmemiÅŸliÄŸin yani “bekaretin sembolü” olarak görmüştür. Bu inanışın uzantıları hala daha bizim toplumumuz gibi dünyadaki pek çok toplumda sıklıkla yer almaktadır.
Ülkemizde çok yakın zamanlara kadar liseye baÅŸlama çaÄŸlarında yatılı okullara yerleÅŸtirilecek genç kız öğrenciler yönetmelik gereÄŸi zorunlu olarak kızlık zarı muayenesinden geçiriliyor ve jinekologlar tarafından düzenlenen “bakirelik” raporları ile ancak kayıtları yapılabiliyordu. Yeni kanun düzenlemeleri ile bu yüz kızarıcı uygulamalar yürürlükten kaldırılmıştır.
Kızlık zarı ne işe yarar?
Kızlık zarının fizyolojik işlevsel görevi bugüne kadar tam olarak açıklanamamıştır ve genellikle özel bir görevinin olmadığı düşünülmektedir.
Yine de bazı araştırmacılar ise kızlık zarının, mikroorganizma ve yabancı cisimlerin vajina içine girişini önlediğini ileri sürmüştür.
Adli tabiplikte ise cinsel ÅŸiddete veya istismara maruz kalan çocukların tanısında kullanılmaktadır. Günümüzde kızlık zarının fizyolojik bir görevinden çok “sosyolojik bir fonksiyonu” vardır.
Anatomi
Hymen, anatomik olarak vajinayı oluÅŸturan ve “mukoza” adı verilen dokunun vajina giriÅŸini oluÅŸturan doku kıvrımıdır. Yani kızlık zarı vajina içinde deÄŸil vajinanın hemen giriÅŸinde dudakların yaklaşık 1-1.5 cm içindedir ve küçük dudaklara baÄŸlıdır.
Bu yapı, dış genital oluşumlardan birisi olarak kabul edilir. Dışarıya bakan ön yüzü deriye, vajina içine bakan arka yüzü ise mukozaya benzer.
Kız çocukların hemen hepsine bulunan hymen çok nadir olarak doğuştan hiç bulunmayabilir. Çocukluk çağında daha sert olan doku ergenlikle birlikte östrojen hormonunun salınmasına bağlı olarak değişime uğrar ve esneklik kazanır.
Yukarıdaki resimde 18 yaşındaki genç bir kızın genital organları önden bakış açısıyla görülmektedir. Kızlık zarı, vajina girişinin 1-1.5 cm iç kısmında yer alan ince bir yapıdır.
Kızlık zarı vajina girişini tamamen kapatmaz, ortasında adet kanının ve vajinal salgıların dışarıya akmasını sağlayan bir delik bulunur. Bu deliğin şekli ve yapısı hymen türlerinin belirlenmesinde kullanılır.
Kızlık zarının şekli, kalınlığı ve elastikiyeti kişiler arasında büyük farklılıklar gösterir.
KIZLIK ZARI TÜRLERİ
Kızlık zarı pek çok anatomik varyasyona sahiptir.
Anüler Hymen Yuvarlak halka Kızlık zarı yuvarlak halka ÅŸeklinde olup ortasında yine halka ÅŸeklinde bir delik bulunur. Ortadaki delik çok büyükse penisin geçiÅŸine raÄŸmen zar yırtılamayabilir. Bu durumda “hymen duhule müsait” denir. Halk arasında ise “esnek zar” tabiri kullanılır. En sıklıkla görülen hymen ÅŸeklidir60-95 oranında
Kresentrik Hymen Yarımay Zar yarımay şeklindedir. Üst kısımda zar daha incedir veya hiç yokken arka kısımda belirgindir. Görülme sıklığı 3.5 ile 20 arasında değişmektedir. Bu tür zarlar genelde ilişki sırasında yırtılmaz.
Septalı Hymen Ara bölmeli Kızlık zarının orta kısmında boşluğu bölen, zara ait ara bir doku parçası vardır. Görülme sıklığı 1.5-5 arasındadır.
Kribriform Hymen Çok delikli, kalburumsu Hymenin ortasında tek deÄŸil birden fazla delik vardır. Bu görüntüsü ile adeta bir “kalbura” benzer. Görülme sıklığı 1den daha azdır.
İmperfore hymen
Deliksiz Hymenin ortasında delik yoktur ve vajina girişi tamamen kapalıdır. Bu zara sahip kızlar hiç adet kanaması görmezler. Normal şekilde gerçekleşen kanama vücut dışına atılamaz ve hymen arkasında vajina içinde birikir. Oldukça ağrılı bir durumdur ve mutlaka cerrahi bir işlemle açılması gerekir.
Mikroperfore hymen
Küçük delikli Zarın ortasındaki delik çok küçüktür. Adet kanaması olur ancak oldukça ağrılıdır. Bazen cerrahi müdahale ile açılması gerekebilir.
Multipar hymen
DoÄŸum yapmışlarda bulunan Normal doÄŸum yapmış kadınlarda kızlık zarı doÄŸuma baÄŸlı yırtılır ve geriye kalan kısımlar “karinkül hymen artığı” olarak adlandırılır.
Şekil dışında kızlık zarları deliğin ve serbest kenarın karakteri, zarın kalınlığı ve mukavemetine göre de sınıflandırılabilir.
Kızlık zarı genelde ilk ilişki, yabancı cisim veya muayenede ile yırtılır. İlk cinsel ilişki esnasında hymen ortasındaki delik penis çapından küçük olduğu için halka şeklindeki zar bir kaç yerden yırtılır ve az miktarda kanama meydana gelir. Bu yırtıklar birkaç gün içinde nebbeleşir ve bir daha kanama olmaz. Çok nadiren ilk ilişkiyi takip eden bir kaç ilişki sırasında da kanama görülebilir.
Bazen bir iliÅŸki olmasa da kızlık zarının serbest kenarı düz olmaz ve çentikler bulunur. Kadınların yaklaşık 20sinde doÄŸuÅŸtan gelen, “doÄŸal çentik” adı verilen ve zarın tabanına kadar inmeyen bu tür çentikler bulunabilir. DoÄŸal çentiklerin tespiti kızlık zarı muayeneleri ve adli tabiplik bekaret raporları açısından önemlidir.
SİZ SORMADAN BİZ SORUP CEVAPLANDIRALIM
Kızlık zarı ilk cinsel ilişkide mutlaka kanar mı?
Hayır. Kızlık zarı kısmen esnek olmasına karşın, vajinanın içine girilen ilk ilişkide kolaylıkla yırtılan ve kanayan damarlardan zengin bir anatomik yapıdır.
Ancak kızlık zarının özgün yapısı bazı kadınlarda penis giriÅŸine izin verir ve birden çok defa iliÅŸkide bulunsa bile zarda yırtık meydana gelmez. Bu tür zarlara “duhule geçiÅŸe müsait zar” adı verilir. Halk arasında ise “elastik zar” olarak adlandırılır. Bu durumda zar ancak normal doÄŸum sonrasında yırtılacaktır.
Diğer taraftan kişiler arası önemli yapısal farklılıklar nedeniyle, kızlık zarı aşırı esnek olanlarda veya zar üzerinde yapısal olarak çok az sayıda damar bulunması durumunda yine ilk cinsel ilişkide kanama gerçekleşmeyebilir.
Bazen de ilk ilişkide yırtılmanın olduğu bölgede hiç damar olmayabilir veya bulunan çok küçük damarlar anında pıhtılaşabilir, böylelikle de hiç kanama izlenmeyebilir.
Kızlık zarının bozulması ağrıya neden olur mu ?
Bazı kadınlarda ilk ilişki sırasında ciddi miktarda bir ağrı olabilir. Bu kızlık zarının normalden kalın olması ve kişinin ağrı eşiğinin düşük olması ile ilişkilidir.
Ancak genelde kızlık zarının yırtılması sırasında dayanılmayacak kadar çok bir rahatsızlık olmaz. Burada erkeğin davranışı ve yaklaşımı da son derece önemlidir. İlk ilişki ister istemez her kadında endişe ve korku sebebidir. Erkeğin yavaş, anlayışlı ve yumuşak davranışı olayın ağrısız olmasını sağlar.
Ayrıca her iliÅŸkide olması gerektiÄŸi gibi ilk iliÅŸkide de “ön seviÅŸme” denilen kısım mümkün olduÄŸunca uzatılarak vajenin yeterince ıslanmasının saÄŸlanması, iliÅŸkinin daha rahat ve aÄŸrısız olmasına neden olacaktır.
Kanamanın miktarı ne kadardır ?
Kanamanın miktarı genelde çok azdır ve kısa sürede kendiliğine durur. Ancak çok nadiren hymen arkasından bir damar açığa çıkması sonucunda kanama durmazsa cerrahi müdahale ile dikiş atılması gerekebilir.
Bazı durumlarda ise vajina giriÅŸinde, hatta derinlerde yırtıklar meydana gelmesi “Coit yırtıkları” sonucu ÅŸiddetli ve durmayan bir kanamalar görülebilir. Bu gibi durumlarda cerrahi müdahale ile dikiÅŸ atılması gereklidir.
Kızlık zarı bozulduğunda mutlaka kanama olur mu?
Hayır. Bazı durumlarda zarda yırtık meydana gelmesine rağmen hiç kanama olmayabilir.
Kanama olması kızlık zarının bozulduğunu mu gösterir?
Hayır. Bazı durumlarda kızlık zarı bozulmaz ancak dış kısımlarda yırtık ya da sıyrık olabilir ve buralardan kanamalar görülebilir.
Kızlık zarı ilişki dışında başka bir yolla bozulabilir mi?
Kızlık zarı genelde vajina içine giren ve genişliği hymen ortasındaki halkadan daha büyük olan cisimler ile de yırtılabilir. Ancak nadiren ata ya da bisiklete binme, bacakları çok açmayı gerektiren bale gibi aktiviteler, kaza ve travmalar sonrasında da bozulabilir veya zedelenebilir.
Mastürbasyon kızlık zarına zarar verir mi ?
Hayır. Vajina içine bir şey sokmaya denenmediği taktirde, dıştan mastürbasyon ile kızlık bozulmaz.
Kızlık zarı kendi kendine iyileşir mi?
Hayır. Bir kez zedelenen kızlık zarı daha sonra hiç ilişki olmasa bile kendi kendini onarmaz.
Kızlık zarının ne zaman bozulduğu anlaşılabilir mi ?
Yırtığın eski yırtık mı 7 günden sonra, yoksa yeni yırtık mı 7 günden önce olduğu kızlık zarı muayenesi ile anlaşılabilir. Ancak aradan 7-8 günden fazla zaman geçmişse eski yırtıklarda ilk ilişkiyle zarın ne zaman bozulduğu anlaşılamaz.
Kızlık zarının bozulduğu nasıl anlaşılır ? Bekaret kontrolü nasıl yapılır?
Kanamanın olup olmaması ile kızlık zarının bozulup bozulmadığı anlaşılamaz, bu ancak bir kızlık zarı himen muayenesi ile anlaşılır. Muayene son derece kısa ve ağrısız bir işlemdir. Bunun için uzman jinekolog gazlı bez ile büyük dudakları çekerek kızlık zarını gözlemler, böylelikle kişinin bakire olup olmadığı anlaşılmış olur.
Kendi kendine kızlık muayenesi olmaz. Ayna ile hymeni görebilirsiniz ancak bunu yorumlamak bir deneyim gerektirir.
Bazı durumlarda bir jinekolog bile buna karar veremeyebilir ve “kolposkopik incelemeye” gereksinim duyabilir. Kolposkop, vajenin, rahim aÄŸzı ve dış genital organların bir mikroskopla büyütülerek incelenmesini saÄŸlayan cihazdır. Özellikle “doÄŸal çentik” bulunan hymenlerde bekaret kararını vermek güç olabilir.
Bir kişinin bakire olup olmadığı ultrason, MR veya Bilgisayarlı Tomografi ile anlaşılabilir mi?
Hayır. Tüm bu yöntemlerle anlaşılmaz. Yalnızca deneyimli bir jinekolog tarafından yapılan jinekolojik muayene ile anlaşılabilir.
Kızlık zarı bozulmadan gebelik oluşabilir mi?
Evet. Gebelik oluşması için kızlık zarının bozulması şart değildir. Önceden anlatıldığı gibi esnek olan bir zar tam bir cinsel ilişkide bozulmamış olmasına karşın gebelik oluşabilir.
Diğer bir olasılık da yine ender görülmesine karşın erkeğin kızlık zarına çok yakın bir yere boşalmasıdır. Spermler kamçılarıyla hareket eden hücreler olduklarından vajinanın girişinden rahim ağzına ve buradan da tüplere geçerek yumurta ile karşılaşıp birleşerek döllenme sonucu dış gebelik de dahil olmak üzere gebeliği başlatabilirler.
Bu nedenlerle tam bir ilişki olmasa bile dışarıya boşalma ile gebelik şansı düşük gibi görülse de bu şans hiçbir zaman sıfır değildir.
Kızlık zarı bozulmadan muayene ya da kürtaj yapılabilir mi?
Evet. Zar yapısı uygun olan -yani açıklığı geniÅŸ olan- kiÅŸilerde hymen yapısına zarar vermeden “spekulum incelemesi” hatta kürtaj dahi yapılabilir.
Bakire bir kadının jinekolojik muayene olması mümkün müdür?
Jinekolojik muayenenin en önemli aşamalarından biri vajinanın ve rahim ağzının gözlenmesi için yapılan spekulum muayenesidir. Günlük tıp uygulamalarında bakire olanların muayenesinde çoğunlukla bu işlem uygulanmamakta ve elle muayene makattan yapılmaktadır.
Öte yandan akıntı sorunu olan hemen hemen tüm bakire genç kızlarda ve kız çocuklarında vajinal kültür almak mümkündür.
“İlk gece”de nelere dikkat etmek gereklidir?
İlk gecede veya daha geniş anlamıyla ilk cinsel ilişkide hem kadına hem erkeğe düşen önemli görevler vardır. Bu ilk deneyimin güzel ve hatırlandığında iyi duygular uyandıran bir deneyim olması için ön koşul kadının kendini psikolojik olarak rahat ve hazır hissetmesidir. Ayrıca karşı cinsel eşe güven de son derecede önemlidir.
İlk cinsel deneyimin illaki ağrılı değildir. Kadın kendini yeterince gevşettiğinde, erkek de yumuşak ve hoşgörülü davrandığında ağrısız bir ilk deneyim gerçekleşmesi çok olasıdır.
Erkek biraz sabırlı davranmalı ve “ön seviÅŸme” denilen sürecin uzatılarak vajenin yeterince ıslanması saÄŸlanmalıdır. Böylelikle penisin vajinaya giriÅŸi kolaylaÅŸacaktır. Ayrıca, kayganlaÅŸtırıcı jel =lubrikantlar olarak eczanede satılan ve reçetesiz alınabilen ilaçlar da iliÅŸki öncesi genital bölgeye uygulanabilir.
Kadınların ilk deneyimlerinde en önemli korkularından biri gebe kalmaktır. Bu yüzden erkeğin prezervatif kullanması veya kadının doktoruna danışarak uygun bir korunma yöntemini kullanmaya başladıktan sonra ilişkide bulunması en idealidir.
Kızlık zarı tamir edilebilir mi?
Evet. Kızlık zarı tamir edilebilir ve bu iÅŸleme “himenoplasti hymenoplasty” ya da “hymenorraphy” isimleri verilmektedir. Bunun için ne zaman ya da kaç defa iliÅŸki olduÄŸu önemli deÄŸildir. DoÄŸum yapmış kadınlarda bile kızlık zarı tamir edilebilir.
Kızlık zarının tamir edildiği ancak bir jinekolog veya adli tabip tarafından anlaşılabilir.
Gerçekte bozulmuş olan zarın tamamen tamir edilmesi ve eski haline getirilmesi olanaksızdır. Son derece ince yapıda olan bu doku genelde dikiş tutmaz. Ortamda bulunan fazla sayıdaki mikroorganizma yara yerini kolayca enfekte edebilir.
Buna karşılık vajina duvarından alınan parçalar “vajinal flebler” ile yeni bir hymen yapılabilir. Bu durumun hukuksal ve ahlaki boyutu tartışmalı olmakla beraber bizim toplumumuz gibi bekaret nedeni ile cinayetlerin bile yaygın olarak görüldüğü toplumlarda bazan hayat kurtarıcı olabilmektedir.
Kızlık zarı tamiri ile ilgili olarak tüm dünyada tartışmalar sürmektedir. Ancak bu “yapay bekaretin” ne kadar gerekli olduÄŸu konusunda fikir birliÄŸi yoktur.
Özellikle batılı yazarlar bunun son derece gereksiz bir işlem olduğunu düşünürken, bazıları işlemin etik açıdan estetik ameliyattan farklı olmadığı fikrindedirler.
Hymen onarımını hymenoplasti isteyen bayanlar; bunu, yaşadıkları toplumsal çevreye bağlı olarak sosyal statülerini, mutluluklarını, hatta yaşamlarını devam ettirebilmek için gerek duyduklarını ifade etmektedirler.
Ameliyat ne zaman yapılmalıdır ?
Bu yapılacak olan ameliyatın türüne bağlıdır. Bazı ameliyatlar evlilikten bağımsız olup her zaman yapılabilirken uzun vadeli onarım, bazıları evlenmeden 2-4 gün önce kısa vadeli onarım yapılabilir.
İşlem genelde 20-30 dakika kadar süren, genel anestezi uyutularak veya lokal anestezi uyuşturularak ile yapılabilen nispeten basit bir operasyondur. İşlemi yapan kişinin beceri ve tecrübesine yanında kişinin vajen durumuna göre başarı şansı değişmektedir.
Her jinekolog kızlık zarı onarımı ameliyatı yapabilir mi?
Hayır. Pek çok jinekolog bu ameliyatı prensip olarak yapmaz. Ancak Amerika BirleÅŸik Devletleri de dahil olmak üzere dünyanın hemen her ülkesinde bu ameliyatı yapan doktor ve klinikler mevcuttur. Kızlık zarı operasyonları aynen vajina estetiÄŸi ile ilgili operasyonlar gibi son yıllarda güncelliÄŸini koruyan ve arttıran operasyonlar arasındadır…
Hymenektomi Nedir?
Hymenektomi “kızlık zarının cerrahi bir kesi ile çıkartılması” iÅŸlemidir. Özellikle yeni evli bayanlarda iliÅŸki sırasında aşırı bölgesel hassasiyet veya darlık olması sonucunda iliÅŸki dayanılmaz aÄŸrılı bir hal alabilir disparunia.
Bazen de kızlık zarının normalden kalın bir şekilde olması da ağrıyı arttırıcıdır. Bu tür durumlar, kadınlarda ağrının normalden fazla hissedilmesi sonucunda vajina ve kasık bölgesinde kasılmalara yol açarak penisin içeriye girmesini engeller ve ilişkiyi daha ıstıraplı hale getirir. Bazen de ilişki tamamen imkansız bir hale gelebilir Vajinismus..
Bu gibi durumlarda himenektomi -yani kızlık zarının cerrahi olarak kesilerek çıkartılması- ile problem aşılabilir.
Hymenektomi nasıl yapılır?
Cerrahi işlem öncesi basit bir takım testlerle ağrıya duyarlı bölgeler tespit edilip genellikle lokal anestezi ile bölgesel uyuşturularak bu bölgenin çıkartılması ve/veya vajen girişinin bir miktar genişletilmesi cinsel ilişkide ağrı problemini tümden giderecektir. İşlemden aşırı korkan kişilerde nadiren de olsa genel anestezi ile uyutularak da işlem yapılabilmektedir.
İşlem ortalama olarak 10-15 dakika kadar sürer. Genelde kesilerek çıkartılaran bölgeye dikiş atılmaksızın basit bir tamponaj ile kanama durmaktadır. Tecrübeli ellerde operasyonun riskleri yok denecek kadar azdır.
Kızlık zarı bekaret kontrolü muayeneleriniz, hymenektomi operasyonu öncesi jinekolojik muayeneleriniz ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetlerimizden yararlanmak için 312 426 85 25 nolu telefondan sekreterliÄŸimizi arayarak randevu alabilirsiniz…
kaynak: jinekolognet.com
12 May
Kategori: Gebelik ve Cinsellik
Etiketler: Gebelik ve Cinsellik • gebelikte cinsel yaÅŸam • gebelikte cinsellik
Gebelik kadın hayatını kökten etkileyen son derece deÄŸiÅŸik bir süreçtir. Bu süreç içerisinde fiziksel deÄŸiÅŸikliklerin yanısıra pek çok psikolojik deÄŸiÅŸiklik de ortaya çıkar…
Hayatın her evresinde büyük önem taşıyan cinsellik ve cinsel yaşam çoğu zaman gebelikten olumsuz etkilenir. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında bu sürece uyum sağlama aşamalarında cinselliğe karşı soğukluk olabilir.
Cinsellik ve cinsel istek [...]
Gebelik kadın hayatını kökten etkileyen son derece deÄŸiÅŸik bir süreçtir. Bu süreç içerisinde fiziksel deÄŸiÅŸikliklerin yanısıra pek çok psikolojik deÄŸiÅŸiklik de ortaya çıkar…
Hayatın her evresinde büyük önem taşıyan cinsellik ve cinsel yaşam çoğu zaman gebelikten olumsuz etkilenir. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında bu sürece uyum sağlama aşamalarında cinselliğe karşı soğukluk olabilir.
Cinsellik ve cinsel istek aslında insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün amacı varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir.
Gebeliğin fark edilmesi ile birlikte kadınlarda annelik içgüdüsü biraz daha baskın hale gelir. İlk gebeliğini yaşayanlar da dışarıdan gelecek her türlü müdahalenin bebeğe zarar vereceği düşüncesi anne adayının cinsel isteklerini köreltebilir. Oysa ki normal seyreden bir gebelikte cinsel ilişkinin olumlu ya da olumsuz hiçbir etkisi yoktur.
Halk arasında erken dönemde yaşanacak cinsel ilişkinin bebekte sakatlık ya da ölüme neden olacağı veya bir düşük ile sonuçlanacağı fikri hakim olmasına rağmen bunun hiç bir bilimsel dayanağı yoktur.
Gebelik ilerledikçe ve anne adayı kendisinde gerçekleşen bu değişime uyum sağladıkça cinsel istekte de bir artış görülebilir, ancak rahimin iyice büyümesi ile birlikte cinsel ilişki teknik olarak zor bir hal alır. Bu durum zaman zaman anne adayında ağrı ve acıya neden olabilir. Bu nedenden ötürü gebeliğin son dönemlerinde cinsel istekte yeniden azalma görülebilir.
Her ÅŸeyin normal olarak gittiÄŸi durumlarda son dört haftaya kadar cinsel yaÅŸamda hiçbir kısıtlama yoktur. Bu dönemde erkeÄŸin ejekulasyon sıvısı meni içinde bulunan ve “prostaglandin” adı verilen maddelerin rahim kasılmalarını baÅŸlatarak erken doÄŸuma sebep olabileceÄŸi düşüncesi nedeniyle iliÅŸki önerilmemektedir.
Yine, daha önceden “tekrarlayan gebelik kayıpları” olan veya erken doÄŸum yapan kadınlarda, orgazma baÄŸlı düşük riskleri nedeni ile ilk üç ayda iliÅŸki kısıtlanabilir.
Yaşamakta olduğu gebeliğinde herhangi bir dönemde vajinal kanama olması durumunda, düşük veya erken doğum tehtidi olan kadınlarda ilişki kesinlikle yasaklanır. Bu yasak tehlikenin ortadan kalktığı kesin olarak saptanana kadar devam eder.
Erkekte veya kadında teÅŸhis edilmiÅŸ “genital enfeksiyon” varlığında da tam olarak tedavi tamamlanıncaya kadar yasak konmalıdır.
“Plasenta previa plasentanın önde gelmesi” gibi gebelik süresince riskli durumu olanlarda da kanamayı baÅŸlatma riski nedeni ile iliÅŸkiden kaçınmak gerekir
Gebe kadın psikolojik korkular nedeni ile ilişkiden kaçınıyorsa bu durumu anlayışla karşılamak ve zorlamamak gerekir.
Daha kolay anlaşılabilir olması için bu bölümün geri kalan kısmı soru-cevap şeklinde hazırlanmıştır.
Soru: Gebelikte seks yapmak doÄŸru mudur?
Cevap: Erken doğum veya düşük abort riski yoksa, plasenta normal yerleşimli ise, bireylerde genital enfeksiyon taşıyıcılığı yoksa gebeliğin son ayı haricinde normal cinsel ilişki önerilebilir.
Ancak ilişki sonrası karın ve kasık ağrısı veya kanama şikayeti olan kişiler ilişkiden kaçınmalıdır. Eğer gebe cinsel ilişki yönünden risk taşıyıp taşımadığını bilmiyorsa mutlaka bir doğum uzmanına gidip danışmalıdır.
Soru: Cinsel ilişki düşüğe sebep olur mu?
Cevap: Pek çok çift gebeliğin özellikle ilk üç ayı içerisinde cinsel ilişkiye girmenin düşüğe sebep olabileceğini düşünmektedir. Fakat bu dönem zarfında gerçekleşen düşüklerin pek çoğu ilişkiyle bağlı olmayıp, rahim içinde gelişmekte olan bebekteki genetik bozukluklarla ilişkilidir.
Soru: Orgazm olmak erken doÄŸuma sebep olur mu?
Cevap: Orgazm olmak rahmin kasılmasına sebep olabilir. Fakat yapılan araştırmaların büyük bir çoğunluğuna göre, normal bir gebelikte cinsel ilişki olsun veya olmasın orgazmın, doğum eyleminin başlamasına veya erken doğuma sebebiyet vermediğini göstermektedir.
Eğer önceden prematüre erken doğum yaptıysanız, meme uçlarının uyarılması doğum ağrılarınızı başlatabilir.
Soru: Cinsel iliÅŸki bebeÄŸe zarar verir mi?
Cevap: Kesinlikle hayır. İlişki esnasında erkeğin penisi fiziksel olarak bebeğe temas etmez. Çünkü bebek, rahim kasları, amniyon sıvı ve kesesi tarafından oldukça iyi korunmaktadır.
Ayrıca rahim kanalının girişindeki mukus tıkaç servikal mukus semenin ve bakterilerin rahim içine geçişini engeller. Ancak, derin ilişki veya zorlama, ağrıya sebep olursa bundan kaçınılmalıdır.
Soru: Gebelik süresince cinsel ilişkiden kaçınmanın tavsiye edildiği belli bir dönem var mıdır?
Cevap: Gebeliğin son haftalarında önlem amacıyla cinsel ilişkiden kaçınmayı tavsiye edilmektedir.
Gebeliğin son ayında haftada birden fazla cinsel ilişkiye girmenin, rahim içi enfeksiyon riskini arttırdığını ifade eden bir çalışma vardır.
Ancak bu çalışmayı destekleyen başka araştırmalar mevcut değildir.
Yine, gebeliğin herhangi bir döneminde;
Vajinal kanama
Amniyon suyunun gelmesi
Servikal yetmezlik Rahim kanalın normalden kısa ve geniş olması
Erken doğum ve düşük risklerinin varlığı veya önceki gebeliklerinde bu problemleri yaşamış olanlar
Plasenta previa plasentanın rahim kanalının ağzını tıkaması gibi durumlar ortaya çıkarsa, doğum uzmanı muhtemelen cinsel ilişkiden kaçınılması gerektiğini söyleyecektir.
Örneğin, ikiz gebelik gibi erken doğum ihtimalinin yüksek olduğu diğer riskli durumlarda da, gebeliğin altıncı ayından sonra cinsel ilişkiden kaçınmak gerekebilir.
Eğer gebede daha önceden geçirilmiş düşük veya erken doğum hikayesi varsa yine cinsel ilişki tavsiye edilmeyebilir.
Soru:Gebelikte cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanımı önerilmekte midir?
Cevap: Gebe olsun veya olmasın, yeni veya birden fazla kişiyle cinsel ilişkiye giren tüm kadınlar poligamik kadınlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için prezervatif kullanmalıdır.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar kapan tüm gebeler, bebeğe zarar verebilecek enfeksiyonlara açıktır ve erken doğum yapma olasılıkları vardır. Hepatit B, Hepatit C, HIV AIDS ve Herpes mikroorganizmaları cinsel ilişki ile bulaşan ve doğum yoluyla bebeğe aktarılabilen enfeksiyon etkeni ajanlardır.
Soru: Kadının cinsel arzuları gebelikten nasıl etkilenir?
Cevap: Gebeliğin ilk üç ay, ikinci üç ay ve son üç ay olmak üzere üç ayrı dönemi vardır. Her dönemin özellikleri birbirinden farklı olduğu gibi bu dönemlerdeki cinsel istek ve arzular da farklıdır.
Gebeliğin adaptasyon dönemi olan ilk üç ayında cinsel arzularda genel olarak bir azalma gözlenebilir ve bu durum çiftin cinsel hayatını etkileyebilir. Bu dönemde değişen hormon dengeleri, bitkinlik, halsizlik, bulantı ve kusmalar ile kadının kendini güçsüz ve çirkin hissetmesi cinsel arzuları olumsuz yönde etkileyebilir.
İkinci üç ay boyunca, cinsel dürtülerde bir takım değişiklikler meydana gelmeye başlar. Göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artışıyla beraber cinsel dürtüler normale dönebilir. Hatta göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artması, kişinin kendisini daimi olarak cinsel ilişkiye hazır hissetmesine sebep olabilir. Bu nedenle ilişki esnasında dürtülerde artış bile meydana gelebilir.
Son üç aya girildiğinde ise gebeler genelde cinsel arzularının tekrar azalmaya başladığını hissederler. Büyük bir karın cinsel ilişkiyi fiziksel olarak zorlaştırabilir. Bunun yanında artan yorgunluk, sırt-bel-karın ağrıları, artan vajinal akıntı ve mantar enfeksiyonları, vajendeki ödemlenme sonucunda ilişki anında hissedilen acılar gebeyi yeniden cinsel ilişkiden uzaklaştırabilir.
Son dönemdeki bir çift, birbirini zorlamadan rahat hareket edebilecekleri pozisyonlarda sex yapmayı deneyebilir.
Soru: Gebelikte cinsel ilişki sırasında hangi pozisyonlar denenebilir?
Cevap: Değişik pozisyonları denemeniz gebelik boyunca faydalı olabilir. Örneğin çok kullanılan erkeğin üstte olduğu yol, son dönemlerdeki bir gebelikte karnın yaptığı basınca bağlı hem anneye rahatsızlık verecektir, hem de çocuğun kan dolaşımını bozacaktır.
İleri gebelik haftalarında, daha çoklukla kadının üstte veya yanda olduğu, kadının hareketlerine yön verebileceği pozisyonlar tercih edilebilir.
Gebelik hormonları etkisiyle vagina salgısının artması tüm vücutta olduğu gibi vaginada da oluşan ödem nedeniyle ilişki sırasında ağrı duyusu olabilir.
Soru: Çiftler tüm bu cinsel arzu değişiklikleriyle nasıl başa çıkabilirler?
Cevap: Gebe kadın, eşinden cinsel ilişki isteği olmaksızın şefkat bekleyebilir. Fakat erkek de bu isteksizliği bir reddedilme olarak algılayabilir.
Önemli olan çiftlerin birbirinin isteklerini ve arzularını açıkça konuşabilmesidir. Diğer sex yöntemleri de konuşulabilir. Örneğin oral seks, masaj veya mastürbasyon denenebilir.
Soru: Neden gebelikte seks konusunda fazla konuşulmamaktadır?
Cevap: Konu hakkındaki bilimsel yayınlar kafa karıştırıcıdır. Diğer bir neden ise bazı hekimlerin hastalarıyla cinsel konularda konuşmaktan rahatsızlık duyması olabilir. Bu sebeplerden dolayı, çiftler gebelik esnasında cinsel ilişkiden kaçınmaları gerektiği mesajını alabilirler.
Aslında cinsellik ve cinsel istek, insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün amacı, varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir. Buna rağmen bu konu maalesef hala bir tabu konumundadır.
Soru: Doğumdan ne kadar süre sonra çiftler cinsel ilişkiye girebilirler?
Cevap: Doğru cevap çifte göre değişir. Genellikle, rahatsızlık veren bir sorun yok ve her şey yolunda gidiyorsa normal doğum veya sezaryenden 20-25 gün sonra cinsel ilişkiye başlanabilir. Fakat çiftler, anne-baba olduktan sonra cinsel ilişkilerinde de bir takım değişiklikler yaşarlar. Bu da çok normaldir ve eğer kafalarda bir takım soru işaretleri oluşmuş ise en iyisi çiftin güvendikleri bir jinekoloğa muayene olduktan sonra karar vermeleridir.
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Ara | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | |
|
|
| EÄŸitim Bilgilendirme Sistemi |
| Bu grubu ziyaret et |
Etiketler
ÖGRETMEN Öss ÜNİVERSİTE 2008 kpss Bankalar burs dgs DGS (Dikey Geçiş Sınavı) e-learning Egitim Egitim ve Hayat güncel Güzellik Gebelik ve Cinsellik Kategorilenmemiş KPSS kpss çıkmış sorular kpss 2007 kpss dersleri kpss ders notları kpss konu anlatımı kpss notlar kpss sınavı kpss soruları meslekler oks osym Sağlık Konuları Uzaktan Eğitim Uzaktan Eğitim Bilgi